ABD, Avrupa'daki NATO müttefiklerine uçak ve gemi desteğini önemli ölçüde kısıyor
- ABD, Avrupa'ya tahsis ettiği savaş uçaklarının sayısını üçte bir azaltmayı, sekiz hava yakıt ikmal tankerini geri çekmeyi ve deniz gözetleme uçaklarının sayısını düşürmeyi planlıyor.
- Yeniden konuşlandırılacak unsurlar arasında bir denizaltı, uçak gemisi, bombardıman uçakları filosu ve çeşitli savaş gemileri bulunuyor.
- Trump, NATO'yu 'kâğıttan kaplan' olarak nitelendirirken, İran operasyonlarına katılmamaları nedeniyle müttefikleri 'korkaklıkla' suçlamıştı.
- İsveç Parlamentosu Savunma Komitesi, Rusya'nın NATO'nun 5. Maddesini test etmek için askeri girişimde bulunabileceği uyarısı yaptı.
- İsveç, savunma harcamalarını 2030'a kadar GSYİH'nın %3,5'ine yükseltmeyi planlıyor.
Bu görsel yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulmuştur. Görsel haber içeriğini temsil etmek amacıyla hazırlanmıştır.
ABD, Avrupa'daki NATO müttefiklerine sağladığı savaş uçakları ve savaş gemilerinin sayısını önemli ölçüde azaltmayı planlıyor. ABD basınına göre bu adım, Avrupa ülkelerinin Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı tam kapsamlı işgalinin ardından savunma kapasitelerini hızla artırmaya çalıştığı bir dönemde geliyor. Savaş, Moskova'nın ileride bir NATO ülkesine saldırabileceğine dair endişeleri güçlendirmişti.
ABD Başkanı Donald Trump ise NATO'yu "kâğıttan kaplan" olarak nitelendirirken, İran'a karşı yürütülen ABD-İsrail operasyonlarına katılmamaları nedeniyle ittifak üyelerini "korkaklıkla" suçlamıştı.
ABD basınının iki üst düzey Avrupalı yetkiliye dayandırdığı habere göre Washington, Avrupa'ya tahsis ettiği savaş uçaklarının sayısını üçte bir oranında azaltmayı, sekiz hava yakıt ikmal tankerinin tamamını geri çekmeyi ve deniz gözetleme uçaklarının sayısını düşürmeyi planlıyor. Yeniden konuşlandırılması planlanan diğer askeri unsurlar arasında füze taşıyan bir denizaltı, bir uçak gemisi, bombardıman uçaklarından oluşan bir filo ile çeşitli savaş uçakları ve savaş gemileri var.
ABD Avrupa Komutanlığı bu ay yaptığı açıklamada, Avrupa'nın kendi konvansiyonel savunmasının birincil sorumluluğunu üstlenmesini sağlamak amacıyla Washington'ın NATO'ya yaptığı katkıların yeniden değerlendirileceğini duyurmuştu. ABD'li General Alexus Grynkewich, Avrupa'nın Amerikan askeri gücüne karşı "sağlıksız bir bağımlılık" geliştirdiğini söylemişti.
1949 yılında kurulan ve bugün 32 üyeden oluşan NATO'nun temelini, üyelerden birine yapılan saldırının tüm ittifaka yapılmış sayılmasını öngören 5. Madde oluşturuyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio geçen hafta yaptığı açıklamada Trump'ın temmuz ayında Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesine katılacağını söylemişti. Rubio, söz konusu zirveyi "muhtemelen NATO tarihindeki en önemli toplantı" olarak nitelendirirken, "açıklığa kavuşturulması ve düzeltilmesi gereken bazı konular olduğunu" ifade etmişti.
Bu gelişmelerin gölgesinde İsveç Parlamentosu Savunma Komitesi, Rusya'nın uygun siyasi koşulları görmesi halinde NATO ülkelerine karşı yakın gelecekte askeri hamlelerde bulunabileceği uyarısında bulundu. Komite tarafından yayımlanan raporda, "İsveç'e veya müttefiklerimize yönelik silahlı bir saldırı ihtimali göz ardı edilemez" denildi. Raporda, Avrupa'nın güvenlik ortamının giderek daha belirsiz hale geldiği vurgulanırken, Kremlin'in siyasi şartları uygun görmesi durumunda NATO'nun birlikteliğini ve 5. Maddenin güvenilirliğini test etmek amacıyla askeri girişimlerde bulunabileceği öne sürüldü.
Komite Başkanı Jorgen Berglund düzenlediği basın toplantısında, "Güvenlik politikası açısından durumun ciddi olmaya devam ettiğini ve önemli ölçüde belirsizlik içerdiğini görüyoruz. İsveç ve Avrupa'nın güvenliği açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek hızlı bir kötüleşme riski var" dedi. İsveç Genelkurmay Başkanı Michael Claesson da mayıs ayında yaptığı açıklamada Rusya'nın NATO'nun kararlılığını sınayabileceği uyarısında bulunmuştu. Claesson, kamu yayıncısına verdiği demeçte, "Ruslar tüm Batı dünyasının silahlandığını görüyor. Bu nedenle 'Zayıflık olarak algıladıkları şeylerden yararlanmak için neden beklesinler?' diye kendime soruyorum" ifadelerini kullanmıştı.
Parlamentoda temsil edilen tüm siyasi partilerin üyelerinden oluşan Savunma Komitesi'nin çalışmaları, İsveç'in uzun vadeli savunma planlamasının temelini oluşturuyor. Raporda ayrıca ABD'nin "İsveç ve Avrupa'nın güvenliği ile refahı açısından kritik öneme sahip olduğu" belirtilirken, Trump döneminde Amerikan dış ve güvenlik politikasında yaşanan önemli değişimler nedeniyle Avrupa ile ABD arasındaki ilişkinin dönüşüm geçirdiği vurgulandı.
İsveç, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından iki yüzyılı aşkın askeri tarafsızlık politikasını sona erdirerek 2024 yılında NATO'ya katılmıştı. Ülkenin savunma harcamalarının bu yıl gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2,8'i seviyesinden 2030 yılına kadar yüzde 3,5'e yükselmesi bekleniyor.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.