Kabotaj'ın 2. Yüzyılını Türkiye Yüzyılıyla Birleştireceğiz
- Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi'nde konuştu.
- Kabotaj Kanunu'nun 100. yılında, ikinci yüzyılın Türkiye Yüzyılı ile birleştirileceğini söyledi.
- Türkiye'nin 144 bin gemi insanı ve 1 milyondan fazla amatör denizcisi olduğunu belirtti.
- Suudi Arabistan ile Hicaz Demiryolu'nun canlandırılması için mutabakat zaptı imzalandığını açıkladı.
- 2025'te denizcilik emniyeti için 4 bin 700 gemide denetim yapıldığını ifade etti.
Bakan Uraloğlu'ndan Kabotaj ve Denizcilik Vurgusu
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi'nin açılışında konuştu. Zirveye yerli ve yabancı denizcilik otoriteleri katıldı.
Bakan Uraloğlu, küresel yük taşımacılığının %88'inin denizyolu ile yapıldığına, Türkiye'nin dış ticaret taşımalarının tonaj bazında %85'inin denizyoluyla gerçekleştirildiğine dikkat çekti. "Tek başına bu oranlar bile denizciliğin küresel ekonominin ve tedarik zincirlerinin vazgeçilmez ana taşıyıcısı olduğunu ortaya koymaktadır." dedi.
Bu küresel gerçeğin, Türkiye'nin denizcilik vizyonu ve Mavi Vatan'a bağlılığının stratejik önemini vurguladığını belirten Uraloğlu, şunları söyledi: "İşte bu anlayışla dün 100. yıl dönümünü coşkuyla kutladığımız Denizcilik ve Kabotaj Bayramı, milletimizin Mavi Vatan'a olan sarsılmaz bağlılığının en güçlü simgesidir. Tarih boyunca kıtaların, medeniyetlerin ve kadim ticaret yollarının kesişim noktasında bulunan ülkemiz, bugün de uluslararası tedarik zincirleri ve ulaşım koridorlarının merkezindedir. Tarihi İpek Yolu'nun devamı niteliğindeki Orta Koridor'un kilit ülkesi, Türk Boğazlarının tek hâkimi ve Kalkınma Yolu Projesi'nin ana aktörü olarak Türkiye, Kuzey-Güney ve Doğu-Batı koridorlarının vazgeçilmez bir halkası hâline gelmiştir. Bu coğrafi ve jeostratejik üstünlük, küresel ticarette Türkiyesiz koridor düşünülemeyeceğini kanıtlamaktadır."
Uraloğlu, son yıllardaki gelişmelerin ulaştırma sistemlerinin kırılganlığını gösterdiğini belirtti. "Son olarak Hürmüz Boğazı çevresindeki kapanmalar, tek bir boğazın dünya enerji arzını ve tedarik zincirlerini nasıl derinden etkileyebileceğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20'sinin geçtiği bu stratejik su yolundaki aksama, enerji güvenliğinden lojistik maliyetlerine kadar geniş bir etki oluşturmaktadır. Bu noktada da bizler yalnızca krizi değil, riski de yönetmek zorundayız. Bunun yolu, mevcut koridorları güçlendirirken alternatiflerini de oluşturmaktan ve ulaştırmanın diğer modlarıyla da entegre bir yaklaşımdan geçiyor." dedi.
Alternatif Ticaret Koridorları
Türkiye'nin Orta Koridor'u yüksek kapasiteli ve rekabetçi bir ticaret omurgasına dönüştürmek istediklerini belirten Bakan Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi ile Basra Körfezi'ni Avrupa'ya bağlayacak yeni bir lojistik omurga oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. "Ve şimdi bu büyük resme çok önemli bir yeni halka daha ekliyoruz. Kısa bir süre önce Suudi Arabistan ile Yeni ve Modern Hicaz Demiryolu'nu canlandıracak iş birliği mutabakat zaptını imzaladık. Bu projeyle Hürmüz Boğazı'na alternatif bir ticaret rotası sunmayı planlıyoruz. Böylece Körfez bölgesinden Avrupa'ya ulaşacak yükler için yeni bir seçenek daha ortaya çıkacak ve ticaret akışları olası krizlerden daha az etkilenecektir." ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, NATO Zirvesi'nin Türkiye'nin küresel güvenlikteki vazgeçilmez rolünü bir kez daha göstereceğini belirtti. Türkiye'nin kriz anlarında köprü, barış zamanlarında kalkınma ve iş birliği için yol açan bir ülke olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Bu anlayışla, denizcilik sektörümüzü daha da güçlendirerek küresel tedarik zincirlerine katkı sunmaya ve uluslararası iş birliğini derinleştirmeye kararlıyız." dedi.
Kabotaj'ın İkinci Yüzyılı ve Türkiye Yüzyılı
Uraloğlu, dünyanın denizci medeniyetlerin öncülüğünde geliştiğini belirterek, "Denizler, tarih boyunca sadece ticaretin değil; bilgi, kültür, teknoloji ve kültürlerin ana taşıyıcısı oldu. Bugün de aynı gerçekle karşı karşıyayız: denizcilik, geleceğin anahtarıdır. Güçlü filolar, modern limanlar, yeşil ve akıllı lojistik sistemler kuran milletler, yarının dünyasını şekillendirecektir. Biz Türkiye olarak, Kabotaj Kanunu'nun 100. yılında, kadim denizcilik mirasımızı geleceğin vizyonuyla birleştirerek bu yarışta ön sıralarda yer almaya kararlıyız. Kabotaj'ın ikinci yüzyılını Türkiye Yüzyılı ile birleştireceğiz." dedi. Ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde son 24 yılda denizcilik sektörünün tarihinin en büyük büyüme dönemini yaşadığını ifade etti.
Türkiye'nin Denizcilik Gücü
Bakan Uraloğlu, Türkiye'nin 218 liman tesisi, 85 tersane, 181 tekne imal ve çekek yeri, 65 yat limanı, 23 gemi geri dönüşüm tesisi, 400 balıkçı barınağı, 144 bin gemi insanı ve 1 milyonu aşan amatör denizcisi ile dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden biri olduğunu söyledi. "Gururla ifade etmek isterim ki Türk sahipli deniz ticaret filomuz, 1 Ocak 2026 itibarıyla 2.234 gemi ve 51,8 milyon DWT kapasiteyle dünyanın en büyük filolarından biridir." dedi. Türkiye'nin 1999'dan beri IMO üyeliğine kesintisiz seçildiğini belirten Uraloğlu, "Bugün 51 farklı ülkede 65 denizcilik imza anlaşması imzalayan bir Türkiye'den bahsediyoruz. İstanbul ve Çanakkale Boğazı'ndan 20 yılda yaklaşık 2 milyon gemi geçişi oldu." ifadelerini kullandı. 2025 yılında denizcilik emniyeti için 4 bin 700 gemide denetleme yapıldığını aktaran Uraloğlu, yaklaşık 11 bin kilometrelik sahil şeridine sahip olduklarını hatırlattı. Dünya Denizcilik Örgütü ve tüm paydaşlarla iş birliği içinde olduklarını belirterek, zirvenin sektöre fayda getirmesini temenni etti.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.