Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tezmen'den Uluslararası Yatırımcılara Çağrı: 'Türkiye'nin Riskleri Aşırı Fiyatlanıyor, Fırsatlar Net Görünüyor'
-
Emre Tezmen, Türkiye'nin risklerinin yapısal fırsatlarına göre aşırı fiyatlandığını savundu.
-
Türkiye'nin 'fırsatın olağanüstü net göründüğü' bir konjonktürde olduğunu belirtti.
-
Mayıs 2023'te %8,5 olan politika faizi Mart 2024'te %50'ye yükseltilerek negatif reel faiz sona erdi.
-
Yabancı yatırımcılar ve nitelikli iş gücüne 20 yıllık vergi muafiyeti gibi önemli teşvikler getirildi.
Bu görsel yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulmuştur. Görsel haber içeriğini temsil etmek amacıyla hazırlanmıştır.
Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, uluslararası yatırımcılara çağrıda bulunarak Türkiye'nin yapısal fırsatlarının göz ardı edildiğini ve risklerin aşırı fiyatlandığını söyledi. Tezmen, "Şu an Türkiye, makroekonomik koşullar, politika yönelimi ve yasal düzenlemelerin bir araya geldiği, fırsatın alışılmadık biçimde net göründüğü bir konjonktürü temsil ediyor" dedi.
Türkiye'nin Dayanıklılığı ve Yatırım Perspektifi
Tezmen, Türkiye'ye yirmi yılı aşkın süredir yatırım yaptığını belirterek, döviz krizi, küresel finansal dalgalanma, kredi notu indirimleri, darbe girişimi, Kovid-19 ve büyük deprem gibi zorlukların üstesinden gelindiğini gözlemlediğini aktardı. Makalesinde, bu tür olumsuzluklar sırasında uluslararası sermaye piyasalarında "Türkiye'nin çok oynak ve öngörülemez bir piyasa olduğu" yönünde söylemlerin ortaya çıktığını, ancak pozisyonunu koruyan yatırımcıların konsensüse uyanlardan daha iyi sonuçlar aldığını vurguladı.
Risklerin Aşırı Fiyatlandığı Bir Dönem
Tezmen, Türkiye'nin risklerinin, uluslararası sermaye tarafından sistematik biçimde gizlenen yapısal fırsatlarına kıyasla sürekli olarak aşırı fiyatlandığını ifade etti. "Sermaye tahsisinin güçleştiği bu ortamda yatırımcılar artık salt büyüme aramıyor, gerçek üretim kapasitesine ve güvenilir kurumsal çerçevelere sahip ekonomilerde yapısal temelli büyüme arıyor. Türkiye'nin tam da bu çerçeveden değerlendirilmesi gerekiyor" diye konuştu.
Para Politikasında Dönüşüm ve Teşvikler
Mayıs 2023'te yüzde 8,5 olan politika faizinin Mart 2024'te yüzde 50'ye yükseltilmesinin, Türk sermaye piyasalarını uzun yıllar etkileyen negatif reel faiz ortamını sona erdirdiğini belirten Tezmen, bu adımın "Ortodoks makroekonomiye yapısal bir bağlılık beyanı" olduğunu söyledi.
TBMM'de kabul edilen düzenlemelerle yabancı yatırımcılar ve nitelikli iş gücüne yönelik önemli teşvikler getirildiğini aktaran Tezmen, son üç yılda Türkiye'de ikamet etmeyen kişilerin yurt dışı kaynaklı gelirlerine 20 yıllık vergi muafiyeti sağlanacağını, İstanbul Finans Merkezi'nde faaliyet gösteren şirketler ve çalışanlarına çeşitli vergi avantajları sunulacağını belirtti. Ürettiklerini ihraç eden imalatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 12,5'e düşürülmesini "küçük bir ayarlama değil, Türkiye'nin sanayi sermayesinin rekabetçi maliyetini yeniden konumlandıran yapısal bir adım" olarak değerlendirdi.
Coğrafi Avantaj ve Uluslararası İlgi
Türkiye'nin coğrafi konumunun, küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde daha görünür hale geldiğini ifade eden Tezmen, ülkenin Avrupa, Körfez ve Orta Asya'nın kesişim noktasında yer aldığını vurguladı. Güvenilir üretim tabanı, derin bankacılık sistemi ve kurumsal ölçeğe sahip sermaye piyasalarıyla bölgesel yatırım merkezi konumunun güçlendiğini söyledi.
Mart ayında BlackRock Üst Yöneticisi Larry Fink'in İstanbul'da Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekonomi yönetimiyle yaptığı görüşmeyi, uluslararası yatırım ilgisinin bir göstergesi olarakan Tezmen, Körfez ülkelerindeki fonların artık sadece finansal getiri değil, üretim kapasitesi, güçlü iç pazar ve güvenilir kurumsal çerçeve aradığını belirtti. Türkiye'nin bu üç kriteri aynı anda karşılayan az sayıdaki ekonomiden biri olduğunun altını çizdi.
Sermayenin Yurda Dönüşü ve Uzun Vadeli Görünüm
Yurt dışında tutulan Türk sermayesinin dönüşünü kolaylaştıran düzenlemelerin sermaye piyasalarının derinliği ve likiditesi üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğini dile getiren Tezmen, "Sermayenin yurda dönüşüne ilişkin hükümler salt mali bir düzenleme değil. Türk devleti ile Türk özel sermayesi arasındaki ilişkinin gidişatına dair bir beyan" ifadelerini kullandı.
Genç ve eğitimli nüfus, ihracat rekabetçiliğine sahip sanayi altyapısı, finansal sistemin kurumsal derinliği ve stratejik coğrafi konumun Türkiye'nin temel avantajları arasında yer aldığını söyleyen Tezmen, "Bu, riskleri görmezden gelmek için bir çağrı değil. Onları doğru fiyatlamak için bir çağrı" diyerek küresel sermayenin yeniden konumlandığı bu dönemde Türkiye'nin önemli yatırım fırsatları sunduğunu ifade etti.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.