Genel

Türk Savunma Sanayisi 11 Milyar Dolarla NATO'da Zirvede

11 Temmuz 2026 - 07:19 Yazar: Editör Masası
3 dk okuma 33
Türk Savunma Sanayisi 11 Milyar Dolarla NATO'da Zirvede
Bir dönem silah ambargosuyla durdurulmaya çalışılan Türkiye, bugün yerli savunma sanayisiyle 11 milyar doları aşan ihracat yapıyor. Bu ihracatın yarısından fazlası NATO ve AB ülkelerine gerçekleşiyor. İşte Türk savunma sanayisinin yükseliş öyküsü.

Türk savunma sanayisi, 4 binin üzerinde firma, 100 milyar doları aşan proje büyüklüğü ve 100 bine yakın çalışanıyla ekonomiye en yüksek katkıyı sağlayan sektörlerden biri haline geldi. Son bir yılda ulaşılan 11 milyar doları aşan ihracat, bu başarının en somut göstergesi. İhracatın yaklaşık yüzde 56'sı NATO ve Avrupa Birliği ülkelerine yapılıyor.

1952'de NATO'ya katılım sonrası artan yabancı askeri yardımlar, Türkiye'nin savunma ihtiyaçlarını karşılasa da yerli üretim iradesini zayıflattı. Ancak 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Batı'nın uyguladığı silah ambargosu, kırılma noktası oldu. Ambargolar, yerli savunma sanayisinin kurulması için paradigma değişikliğine yol açtı. Bu dönemde Aselsan, Roketsan, TUSAŞ, Havelsan gibi bugünün dev şirketlerinin temelleri atıldı.

1990'larda hazır alımdan ortak üretime geçilse de Ar-Ge yatırımları yetersiz kaldı. Asıl sıçrama 2003 sonrası yaşandı. Savunma sanayisine ayrılan kaynak arttı ve Cumhuriyet'in 100. yılında Milli Teknoloji Hamlesi başlatıldı. Kritik teknoloji ve ürünler yerli imkânlarla geliştirilmeye başlandı. Özel sektörün katılımı teşvik edildi, Savunma Sanayisi Destekleme Fonu kuruldu. Bu hamleler, montaj sanayisinden mühendislik gücüne dayalı özgün projelere geçişi sağladı.

Bugün Türkiye, kendi topunu döken, gemisini inşa eden, İHA/SİHA, füze, radar, uydu, yazılım ve mühimmatını geliştiren bir ülke konumunda. 25 yıl önce 248 milyon dolar olan yıllık ihracat, artık neredeyse birkaç günde gerçekleşiyor. İhracat yapılan ülke sayısı 178'e ulaştı. Kilogram başına ihracat değeri, Türkiye ortalamasının 40 katına çıktı. Türkiye, küresel savunma ihracatında ilk 10 ülke arasına girdi.

NATO ülkeleri, Türk savunma ürünlerine yoğun ilgi gösteriyor. Polonya, Bayraktar TB2 satın alan ilk NATO ülkesi oldu. Romanya, Baykar ile sözleşme imzaladı. Hırvatistan ve Arnavutluk da envanterlerine Bayraktar TB2'leri ekledi. Ukrayna, Bayraktar TB2'leri sahada etkin kullanan müttefikler arasında. Ayrıca Türkiye, ilk kez bir NATO üyesi ülkeye (Romanya) savaş gemisi ihracatı gerçekleştirdi. Havelsan, ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ile bir NATO ülkesine ihracat yaparak tarihi bir başarıya imza attı.

Batı'nın ambargoları, yerli üretimi daha da kamçıladı. PKK ile mücadele ve Suriye operasyonları sırasında uygulanan silah kısıtlamaları, Türkiye'yi alternatif çözümler üretmeye yöneltti. HIMARS verilmeyince Kasırga füzesi, Tomahawk verilmeyince SOM ve Cirit füzeleri geliştirildi. İsrail'den Heron alınamayınca Bayraktar ve Anka İHA'ları üretildi. Almanya'dan G-3 tüfeği alınamayınca MPT-76 milli piyade tüfeği tasarlandı. Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetleri sırasında milli fırkateyn projesine engel olununca Roketsan yerli dikey fırlatma sistemleri geliştirdi. ATAK helikopterinin motoruna izin verilmeyince TEI devreye girdi. İHA kamerası yasağına karşı Aselsan CATS kamerası üretildi. Uzun menzilli hava savunma sistemi tedariki engellenince Aselsan, Roketsan ve TÜBİTAK SAGE yerli sistemin inşasına başladı.

Tüm bu gelişmeler, Türkiye'nin savunma sanayisinde dışa bağımlılıktan kurtulup küresel bir oyuncu haline geldiğini gösteriyor. NATO pazarında elde edilen başarılar, sektörün gelecekte daha da büyüyeceğinin işareti.

Okuyucu Değerlendirmesi

Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.

Haber Size Ne Hissettirdi?

İçerik Analizi

Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.

%0
%0
%0
%0
%0
%0

Bu haberle ilgili bir sorun mu fark ettiniz? Bildiriminiz yasal ve editoryal ekiplerimizce incelenecektir.

0 / 2000

Bildiriminiz gönderiliyor, lütfen bekleyin...