Genel

Mehter Takımı NATO Zirvesi'nde: Tarihsel Perspektif

12 Temmuz 2026 - 07:58 Yazar: Editör Masası
3 dk okuma 33
Mehter Takımı NATO Zirvesi'nde: Tarihsel Perspektif
Ankara'daki 36. NATO Zirvesi'nde liderler mehter takımı ve yeniçerilerle karşılandı. Yunanistan Başbakanı Miçotakis için 'Ceddin Deden Neslin Baban' marşı çalındı. Prof. Dr. Erhan Afyoncu, mehterin psikolojik harp aracı olarak kullanıldığını ve Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan geleneğini anlattı.

NATO Zirvesi'nde Mehter Karşılaması

Ankara, 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'ne ev sahipliği yaptı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen zirvede, liderlerin karşılanmasında mehter takımı ve yeniçeriler yer aldı. Bu karşılama büyük ilgi topladı.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis geçerken 'Ceddin Deden Neslin Baban' marşı çalındı. ABD Başkanı Trump, yeniçerili karşılamayı beğendiğini ifade etti.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, zirve sonrası liderlerin karşılama töreniyle ilgili övgü dolu sözler söylediğini belirtti. Erdoğan, "Hepsi de övgüyle bahsettiler. Tokalaşırken, 'Gerçekten muhteşemdi' dediler. Hatta bazıları, 'Biz yeniçerilerinizi tanırız' dediler." şeklinde konuştu.

Mehterin Tarihsel Perspektifi

Prof. Dr. Erhan Afyoncu, mehterin bir psikolojik harp aracı olduğunu vurguladı. Afyoncu, "Mehter, Osmanlı seferlerinde meydan muharebesinde, kale kuşatmalarında Türk askerlerini şevklendirmek için sürekli müzik icra eder, düşman saflarında korku yaratır ve bir psikolojik harp aracı olarak kullanılırdı." değerlendirmesinde bulundu.

Mehter musikisi orijinal ve milli bir musikidir. Osmanlılar, kendilerinden önceki Türk devletlerinde 'nevbethane/tablhane' denen kurumu mehterhane adıyla devam ettirdiler. Ertuğrul Gazi zamanında küçük bir askeri çalgı takımı varken, mehterin asıl varlığı Osman Gazi zamanına rastlar. 1288'de Karacahisar'ın fethi üzerine Selçuklu Sultanı, Osman Bey'e sancak, boru, davul gibi hediyeler gönderdi. Bu hediyeler aynı zamanda hükümdarlık alametiydi ve mehter teşkilatının kuruluşu bu olayla ilişkilendirilir.

Orhan Bey döneminde mehter savaşlarda görünmeye başladı. I. Murad döneminde iyice oturdu ve teşkilatını Fatih Sultan Mehmed döneminde tamamladı. Fethedilen bir kalede 'nevbet' çalınarak o yerin İslam beldesi olduğu gösterilirdi. Mehterhane, sarayın Birun teşkilatının bir parçasıydı ve en üst amiri Emir-i alem'di.

Mehterhane iki kısımdan oluşuyordu: 'Hayme mehterleri' padişah ve devlet erkânının otağlarını kurup bakımını yaparken, 'Tabl ü alem mehterleri' törenlerde ve savaşlarda müzik icra eder, saltanat sancaklarını taşırdı. Takım çalgılara göre bölüklere ayrılmıştı: zurnazenler, tablzenler, nakkarezenler, nefirzenler, zilzenler ve alemdarlar.

Kat hesabına göre padişahın mehteri on iki kattı (her çalgıdan on iki adet), veziriazamın mehteri dokuz kat olurdu. Savaşta takım 24 kata kadar çıkabilirdi. Mehter sefer sırasında orduyla yürür, muharebede askeri şevklendirir, psikolojik harp aracı olarak düşmana korku salardı. Ayrıca saldırı ve geri çekilme gibi askeri komut sinyallerini verirdi. Padişahların cülusunda, kılıç kuşanma törenlerinde ve elçi kabullerinde devletin ihtişamını gösterirdi.

Avrupa'da Mehter Etkisi

Mehter müziğinin Avrupa'daki tesiri 16. yüzyıldan itibaren yayıldı ve Türk modası (Turquerie) çerçevesinde kabul gördü. Batı'da daha çok 'Yeniçeri müziği' diye bilinirdi. 17-19. yüzyıllar arasında 'Alla Turca' (Türk üslubu) akımının doğuşunda etkili oldu. Etkisi Balkanlar, Macaristan, İtalya, Fransa, Avusturya, Almanya ve Malta'ya kadar ulaştı.

Batılı besteciler eserlerinde mehter enstrümanlarını kullandılar. Haydn'ın Askeri Senfoni'si, Mozart'ın Rondo alla Turca (Türk Marşı) ve Saraydan Kız Kaçırma operası, Beethoven'ın Atina Harabeleri eserindeki Türk Marşı en bilinen örneklerdendir. Mehter çalgıları ve üslubu, Avrupa askeri bandolarının biçimlenmesinde belirleyici oldu.

Mehterhanenin Kaldırılması ve Yeniden Doğuşu

II. Mahmud, 1826'da Yeniçeri Ocağı'nı ortadan kaldırınca mehterhane de lağvedildi. Yerine Batı tarzında 'Mızıka-yı Hümayun' kuruldu. 1914'te Müze-i Askeri-yi Osmani bünyesinde Mehterhane-yi Hakani adıyla yeniden oluşturuldu. 1935'te kapatıldı, ancak 1952'de Genelkurmay Başkanı Nuri Yamut tarafından tekrar faaliyete geçirildi. Günümüzde Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı'na bağlı Mehteran Bölüğü bu geleneği sürdürmektedir.

Okuyucu Değerlendirmesi

Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.

Haber Size Ne Hissettirdi?

İçerik Analizi

Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.

%0
%0
%0
%0
%0
%0

Bu haberle ilgili bir sorun mu fark ettiniz? Bildiriminiz yasal ve editoryal ekiplerimizce incelenecektir.

0 / 2000

Bildiriminiz gönderiliyor, lütfen bekleyin...