Burhanettin Duran'dan 15 Temmuz: İrade Bizim, Zafer Bizim
- 15 Temmuz darbe girişimi, FETÖ tarafından anayasal düzeni yıkmak amacıyla gerçekleştirildi ancak millet iradesiyle başarısızlığa uğratıldı.
- Burhanettin Duran, 15 Temmuz direnişinin Türkiye'nin stratejik otonomi arayışının ve demokrasi manifestosunun ifadesi olduğunu vurguladı.
- FETÖ ile mücadelede devlet içi tasfiyenin yanı sıra finansal kaynakların kurutulması, uluslararası diplomasi ve toplumsal farkındalık çalışmaları sürdürülüyor.
- 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında Türkiye genelinde 22 bine yakın etkinlik düzenleniyor.
- Türkiye Yüzyılı vizyonu, 15 Temmuz direnişinin kazandırdığı devlet kapasitesi ve toplumsal dayanıklılık üzerine inşa ediliyor.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün 10. yılında yayımladığı "Onuncu Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim, Zafer Bizim" başlıklı makalesinde, tarihi darbe girişimini ve sonrasındaki süreci değerlendirdi. Duran, 15 Temmuz 2016 gecesinin Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük kırılma noktalarından biri olduğunu belirterek, FETÖ'nün onlarca yıllık illegal yapılanmasının deşifre edilmesiyle birlikte anayasal düzeni ortadan kaldırmak ve ülkeyi iç savaşa sürüklemek amacıyla darbe girişiminde bulunduğunu ifade etti. Duran, darbe girişiminin aynı zamanda terör yöntemleriyle bir işgal teşebbüsü olduğunu vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hayatına kastedildiğini, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bombalandığını ve millet üzerine ateş açıldığını hatırlattı. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısı ve milletin destansı direnişi sayesinde bu hain teşebbüsün başarısızlığa uğratıldığını kaydetti.
Stratejik Otonomi Mücadelesi
Duran, darbe girişiminin arkasında yalnızca devlet kurumlarını ele geçirmek isteyenlerin değil, aynı zamanda Türkiye'nin küresel sistemdeki aktif konumundan rahatsızlık duyan güç odaklarının da bulunduğunu belirtti. 15 Temmuz direnişinin, bir darbenin bastırılmasının ötesinde, Türkiye'nin uluslararası sistemde stratejik otonomi arayışını ve kendi sözünü söyleme mücadelesini ifade ettiğini vurguladı. O gece sokaklara çıkan milletin, sadece kendi kaderini değil, tüm bölgenin geleceğini savunduğuna dikkat çekti.
Vesayet Anlayışının Yenildiği Gün
Makalesinde 15 Temmuz'un, eski Türkiye'de geçerli olan vesayet anlayışının yeni Türkiye siyasetine yenildiği gün olduğunu belirten Duran, FETÖ'nün demokratik siyaset yerine vesayet kurumlarına hâkim olmayı hedeflediğini ancak milletin iradesi karşısında başarısız olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde milletin vesayetçi düzeni tasfiye ettiğini ve demokratik siyasete olan güvenin arttığını söyledi. Duran, "Türkiye değişmiş, siyaset darbecilere teslim olmamış ve millet iradesine sahip çıkmıştır" dedi.
Güçlü Bir Demokrasi Manifestosu
On yılın ardından 15 Temmuz'un milli birlik ruhunu, demokratik olgunluğu ve devletin yeniden yapılanma iradesini ortaya koyan tarihî bir dönüm noktası olduğunu belirten Duran, bu yönüyle 15 Temmuz'un Türkiye'nin geleceğini şekillendiren güçlü bir demokrasi manifestosu olduğunu ifade etti. Farklı görüş ve kesimlerden milyonlarca vatandaşın ortak bir demokratik bilinç etrafında birleşerek devletin ve milletin geleceğine sahip çıktığını, bu ortak duruşun Türkiye'nin en önemli demokratik kazanımlarından biri olarak tarihe geçtiğini vurguladı.
FETÖ'nün Hareket Alanı Daraltıldı
15 Temmuz sonrası yürütülen mücadeleyle FETÖ'nün devlet içindeki yapılanmasının tasfiye edildiğini belirten Duran, örgütün finansal kaynaklarının kurutulduğunu, uluslararası faaliyetlerinin engellendiğini ve propaganda mekanizmalarının etkisiz hâle getirildiğini kaydetti. Güvenlik, istihbarat ve yargı alanlarındaki çalışmalarla örgüte hareket alanı bırakılmadığını, uluslararası diplomasi ile de FETÖ'nün farklı ülkelerdeki yapılanmalarının ortaya çıkarıldığını ifade etti. Ancak Duran, mücadelenin süreklilik gerektiren çok boyutlu bir süreç olduğunu hatırlatarak, örgütün terör faaliyetlerinin devam ettiğine dikkat çekti.
Milli Hafızanın Canlı Tutulması
FETÖ'nün dezenformasyon içerikli dijital propaganda faaliyetleri ve yeni yöntemlerle varlığını sürdürme çabalarına dikkat çeken Duran, mücadelenin yalnızca güvenlik boyutuyla sınırlı kalmayıp eğitim, din, hukuk ve toplumsal farkındalık alanlarında da kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle genç kuşakların 15 Temmuz'un gerçek mahiyetini doğru ve güvenilir kaynaklardan öğrenmesinin büyük önem taşıdığını belirten Duran, milli hafızanın canlı tutulmasının benzer yapıların yeniden ortaya çıkmasını engelleyecek en güçlü güvencelerden biri olduğunu ifade etti.
Türkiye Genelinde 22 Bine Yakın Etkinlik
İletişim Başkanlığı olarak 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma etkinliklerinin koordinasyonunu yürüttüklerini belirten Duran, yurt içi ve yurt dışında filmler, belgeseller, paneller, sempozyumlar, toplantılar ve akademik yayınlar başta olmak üzere pek çok etkinlik düzenlediklerini açıkladı. Kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları ile iş birliği içinde Türkiye genelinde 22 bine yakın etkinliğin koordine edildiğini ifade eden Duran, bu çalışmaları sadece geçmişi anma faaliyeti olarak değil, geleceğe dönük demokratik dayanıklılığı güçlendirecek bir sorumluluk olarak gördüklerini söyledi.
Türkiye Yüzyılı Vizyonunun Temelleri
15 Temmuz'dan çıkarılan derslerin Türkiye'nin sadece bir tehdidi bertaraf etmesini değil, aynı zamanda devlet kapasitesini güçlendiren kapsamlı bir dönüşüm sürecine girmesini sağladığını belirten Duran, bugün Türkiye'nin terörle mücadeleden savunma sanayiine, bölgesel inisiyatif almaktan uluslararası krizlerde uzlaştırıcı rol üstlenmeye kadar birçok alanda güçlendiğini vurguladı. Türkiye Yüzyılı vizyonunun, bu güçlü devlet kapasitesi, stratejik birikim ve toplumsal dayanıklılık üzerine inşa edildiğini belirten Duran, bu vizyonun 15 Temmuz gecesi milletin canı pahasına yazdığı destanın ve kararlı yürüyüşün en somut neticesi olduğunu ifade etti.
Millet İradesinin Namlular Karşısındaki Zaferi
Son olarak Duran, on yılın ardından 15 Temmuz'u bertaraf edilmiş bir darbe girişimi olmanın ötesinde, milletin iradesinin namlular karşısında galip geldiği tarihî bir kırılma anı olarak hatırladıklarını belirtti. Türkiye'nin güçlü, bağımsız ve demokratik geleceğinin, bu tarihî tecrübeden çıkarılan derslerin canlı tutulmasına ve milli irade etrafında oluşan ortak bilincin kararlılıkla sürdürülmesine bağlı olduğunu sözlerine ekledi.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.