Ahbap'ta Dolandırıcılık: New York Bağışları Nerede?
- Funda Karayel, Haluk Levent'in New York'ta tanıttığı Ahbap America üzerinden toplanan bağışların akıbetini sorguladı.
- Karayel, mağdur Nurdan Eriş, Sevda Kurt ve Ece Güner'in ifadelerini aktararak duygusal manipülasyon iddialarını ele aldı.
- Karayel, uluslararası para trafiğinin araştırılması ve bağışların denetlenmesi gerektiğini vurguladı.
- Yazar, olayın toplum vicdanında derin yaralar açtığını ve mağdurların onurunun iade edilmesi gerektiğini belirtti.
Ahbap'ta Dolandırıcılık İddiaları New York'a Uzandı
Köşe yazarı Funda Karayel, Haluk Levent hakkında gündeme gelen iddiaları değerlendirdi. Karayel, gelişmelerin yalnızca Türkiye ile sınırlı olmadığını belirterek, gözlerin bu kez Ahbap America üzerinden ABD'de toplanan bağışlara çevrilmesi gerektiğini yazdı. 2025 yılında New York'ta Ahbap America temsilciliğinin tanıtımı sırasında toplanan bağışların akıbeti ve denetimine ilişkin sorular yönelten Karayel, uluslararası para trafiğinin de araştırılması çağrısında bulundu.
Mağdur İfadelerine Dikkat Çekti
Yazısında Nurdan Eriş, Sevda Kurt ve Ece Güner'in ifadelerine yer veren Karayel, her birinin farklı duygusal kırılganlıklar üzerinden hedef alındığını belirtti. Ece Güner'in ifadesindeki "İster aptalca olsun ister enayilik olsun" sözlerine değinen Karayel, bunun mağdur edilen kadınların kendilerini haksız yere suçlamasının bir yansıması olduğunu ifade etti.
Sessiz Kalınmamalı
Karayel, yazısının sonunda şu değerlendirmede bulundu: "Bu olaya kimsenin de sessiz kalmaması gerekir. Bu dolandırıcılık düzeni toplumun vicdanında telafisi olmayan derin yaralar açtı. Artık mesele, sadece kaybedilen paraların geri alınması değil; bu maskenin tamamen düşürülerek, manipülasyonun kurbanı olan bu kadınların onurunun iade edilmesidir."
Karayel, yazısında şu ifadelere yer verdi:
Toplumun vicdanında iyilik timsali olarak kodlanmış bir figürün, özel hayatında bir dolandırıcılık şebekesi gibi hareket ettiğini görmek, bu isme güvenen milyonlar için ağır bir travmadır.
Son günlerde ortaya dökülen ifadeler, Haluk Levent'in sadece cüzdanları değil; kadınların ruhlarını, evlilik hayallerini ve en hassas dönemlerindeki psikolojik dirençlerini nasıl hedef aldığını acı bir şekilde kanıtlıyor. Gerçekten şok içinde okudum ifadeleri, "Güvenin ince işçilikle sömürülmesi bu değil de ne!" dedim. Manipülasyon, bir anda gerçekleşen bir eylem değildir; o, yavaş yavaş örülen bir ağdır.
Nurdan Eriş, Sevda Kurt ve Ece Güner'in ifadelerine baktığımızda, karşımızda tesadüfen bir araya gelmiş üç kurban değil, her biri farklı duygusal gediklerden yakalanmış üç hayat görüyoruz. Levent, bu kadınların hayatına umut veren bir kurtarıcı veya hayat ortağı maskesiyle girerken, aslında onların bu duygusal boşluklarını haritaya döküyordu.
Ece Güner'in ifadesindeki "İster aptalca olsun ister enayilik olsun" cümlesi, aslında mağdur edilen her kadının kendine yönelttiği o haksız suçlamanın dışa vurumu. Oysa ortada bir enayilik yok; ortada, toplumun ona güvenilir etiketi yapıştırdığı birine duyulan insani bir güven var.
Nurdan Eriş için; bir annenin çocuklarına sunduğu gelecek, bir baba figürü arayışı üzerinden hedeflendi. Sevda Kurt için; gelecek hayalleri, evlilik vaatleri ve aile kurma arzusu kullanılarak oyalama taktikleri uygulandı. "Borçları ödersem evleneceğiz" sözlerini kullandı.
Ece Güner için; kanserle mücadele edilen, en kırılgan olunan dönemde bir borç maskesi altında finansal bir sömürü kurgulandı. Bu kadınların yaşadığı, sadece banka hesaplarının boşaltılması değil; kötülüğe karşı duran bir kahramana inandıkları için kendi değer yargılarının da yerle bir edilmesidir.
"Tehdit altındayım", "Mafya peşimde", "Borçlarım var" gibi anlatılar, sadece para koparmak için kullanılan bahaneler değildir. Bu yöntem, kurbanı kurtarıcı rolüne büründürerek, onun mantıklı düşünme yetisini devre dışı bırakır. Kadınlar, sadece paralarını değil, bir kurtarıcı olma onurunu da kaybettiler. Para, bu hikayede sadece araçtı; amaç, onların duygusal kapasitesini son zerresine kadar tüketmekti.
Bir kadının elindeki birikimi, emeğini ve geleceğini böylesine sistematik bir şekilde, kamusal bir güven zırhı ardına saklanarak çalmak, basit bir borç-alacak meselesi değil bana göre. Hastalık bu ayrıca ruhun ve güvenin istismarıdır.
Bu olaya kimsenin de sessiz kalmaması gerekir. Bu dolandırıcılık düzeni toplumun vicdanında telafisi olmayan derin yaralar açtı. Artık mesele, sadece kaybedilen paraların geri alınması değil; bu maskenin tamamen düşürülerek, manipülasyonun kurbanı olan bu kadınların onurunun iade edilmesidir.
New York'ta Toplanan Paralar Nasıl Denetlenecek?
Karayel, şu günlerde herkesin Haluk Levent ile fotoğraflarını silmeye başladığını belirterek, olan bitenin şokuyla sormayı da unutmamak gerektiğini ifade etti. Haluk Levent, 2025 yılında New York'ta düzenlenen bir gece ile Ahbap America temsilciliğini tanıttı. Peki New York'ta toplanan bağışları kim denetleyecek? Birleşmiş Milletler'de pozunu verdi, açıklamasını yaptı, "Topladığımız paralarla Gazze'ye yardım yapacağız" dedi. Birleşmiş Milletler şimdi "Biz kürsüde konuşma yaptırdık bu beyefendiye, 'Yardım yapacağım' dedi, söz verdi. Ee peki para nerede?" demeyecek mi? Özetle Ahbap America temsilciliğine ne olacağını şu an bilmiyoruz ama ülke sınırlarını da aşan bir para trafiğinin olduğu gerçek. Bu tarafın da araştırılması gerektiğini vurguladı.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.