Genel

Çocuklara Aferin Demek Onay Bağımlısı Yapıyor

20 Temmuz 2026 - 07:27 Yazar: Editör Masası
3 dk okuma 25
Çocuklara Aferin Demek Onay Bağımlısı Yapıyor
Çocuklara sürekli 'aferin' demek, onay bağımlılığına neden olabilir. Uzman Şule Erk, çocukların iç motivasyonunu güçlendirmek için takdir yöntemlerinin değiştirilmesi gerektiğini açıklıyor.

Çocuklarda Onay Bağımlılığı Tehlikesi

Uzmanlar, çocukları her davranışında "aferin" diyerek övmenin uzun vadede onay bağımlılığına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Erken Çocukluk Eğitimi Uzmanı ve Psikolojik Danışman Şule Erk, bu durumun çocukların içsel motivasyonunu zayıflattığını belirtiyor.

Uzman Görüşü: Sürekli Onay Bekleyen Çocuklar

Şule Erk, "Son yıllarda çocuklarda sürekli onay bekleme davranışına sıkça rastlıyoruz. Yaptığı her davranışın ardından alkış bekleyen, takdir edilmediğinde motivasyonu düşen bir çocuk profili ortaya çıkıyor" diyor. Asıl tehlikenin, çocuğun doğru olanı doğru olduğu için değil, alkış alacağı için yapmaya başlaması olduğunu vurguluyor.

Erk, "Günümüzde birçok çocuk yaptığı davranışın değerini kendi içinde hissedemiyor. Önce anne babasının yüzüne, sonra öğretmenine, ardından sosyal medyadaki beğenilere bakıyor. Bir onay gelmezse yaptığı şeyin yeterince iyi olmadığını düşünüyor" ifadelerini kullanıyor.

Çocuğun iç sesinin gelişmediğini belirten Erk, çocukların zihninden geçenleri şöyle sıralıyor: "Annem aferin demediyse yeterince iyi değilim.", "Öğretmenim beni övmediyse başarılı sayılmam.", "Sosyal medyada beğeni almadıysa yaptığım şey değerli değildir."

Bu düşünce biçiminin çocuklukta kalmayacağını, yetişkinlikte de devam ettiğini ifade eden Erk, "İnsanlar sürekli takdir bekler, eleştiriye tahammül edemez, hata yapmaktan korkar ve kendi kararlarını vermekte zorlanır çünkü iç sesi gelişmemiştir" diyor.

Takdir ile Onay Arasındaki Fark

Şule Erk, çocukların takdir edilmesinin önemli olduğunu ancak sürekli onay vermekten kaçınılması gerektiğini belirtiyor. "Takdir, çocuğun emeğini görünür kılar. Sürekli onay ise zamanla çocuğun öz değerini başkalarının sözlerine bağlayabilir" diye konuşuyor.

Ödül ve övgünün doğru kullanımına değinen Erk, "Psikoloji araştırmaları, çocuklar yalnızca dış ödüllerle motive edildiğinde zamanla iç motivasyonlarının zayıfladığını gösteriyor. Örneğin, her kitap sonunda ödül alan bir çocuk bir süre sonra ödül için okumaya başlayabilir. Her davranıştan sonra 'Harikasın!' gibi övgüler de kısa vadede mutlu etse de uzun vadede çocuğun sürekli onay arayışına yol açabilir" uyarısında bulunuyor.

Ailelere Öneriler: İç Motivasyonu Güçlendirin

Erk, ailelere şu önerilerde bulunuyor:

  • Gün içinde "Sen bu konuda ne düşünüyorsun?" sorusunu daha sık sorun.
  • Hata yapmasına izin verin; her yanlışı hemen düzeltmeyin.
  • Başkalarının ne dediğinden çok, kendi duygularını fark etmesini destekleyin.
  • Çocuğunuzu başka çocuklarla kıyaslamayın; onun kendi gelişimini konuşun.
  • Onay beklemeden yapılan küçük iyilikleri görün ve bu davranışların topluma katkısını konuşun.

Uzman, takdir etme biçiminin önemine dikkat çekerek, "Belki de değiştirmemiz gereken şey, takdir etmek değil; takdir etme biçimimizdir" diyor.

Çocuklara Sorulması Gereken Sorular

Şule Erk, ebeveynlere sadece "Aferin" demek yerine şu soruları sormayı öneriyor:

  1. "Bu resimde kullandığın renkleri seçerken çok düşünmüş gibisin."
  2. "Vazgeçmeden denemen gerçekten dikkatimi çekti."
  3. "Kardeşine yardım etmen onu çok mutlu etti."
  4. "Bu resmi yaparken en çok hangi kısmı sevdin?"
  5. "Bunu başarınca kendini nasıl hissettin?"
  6. "Sence en çok hangi konuda emek verdin?"

Bu soruların çocuğun dikkatini dışarıdaki alkıştan kendi emeğine ve duygularına yönelttiğini belirten Erk, "Kendi emeğinden gurur duymayı öğrenen çocuk, kimse onu alkışlamasa da yoluna devam edebilir" diyor.

Sonuç: Gerçek Başarı İçsel Tatmindir

Erk, "Hayat her gün alkışlayan seyircilerle dolu değildir. Bugünün dünyasında çocuklar sosyal medyadan da sürekli onay mesajları alıyor. Beğeni sayıları, takipçiler adeta bir değer ölçüsü gibi sunuluyor. Bu çağda çocuklara verebileceğimiz en büyük armağan, dışarıdaki alkışlardan bağımsız bir öz değer duygusudur" ifadelerini kullanıyor.

Uzman, gerçek başarının başkalarının "Aferin" demesi değil, çocuğun bir gün aynaya bakıp "Elimden gelenin en iyisini yaptım" diyebilmesi olduğunu vurguluyor. "Sürekli 'aferin' bekleyen çocuklar değil, yaptığı iyiliğin değerini kendi içinde hisseden çocuklar güçlü bireyler olur" diyerek sözlerini tamamlıyor.

Okuyucu Değerlendirmesi

Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.

Haber Size Ne Hissettirdi?

İçerik Analizi

Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.

%0
%0
%0
%0
%0
%0

Bu haberle ilgili bir sorun mu fark ettiniz? Bildiriminiz yasal ve editoryal ekiplerimizce incelenecektir.

0 / 2000

Bildiriminiz gönderiliyor, lütfen bekleyin...