Memur Sendikacılığının 9 Açmazı
- Grev hakkının olmaması sendikaların pazarlık gücünü azaltırken, Danıştay ve AHİM kararları fiili grevlere yaptırım uygulanmasını engelliyor.
- Kamu kurumlarında aşırı sayıda sendika bulunması rekabeti kızıştırıyor ve küçük sendikaların sayısını artırıyor.
- Sendikaların siyasi partilere yakın olması, özellikle belediye seçimleri sonrası yetkili sendika değişikliklerinde kutuplaşmaya yol açıyor.
- Toplu sözleşme sürecinde hükümetin belirlediği sınırlar dışına çıkılamaması, yetkili sendikaların etkinliğini sınırlıyor ve kamu çalışanlarının tepkisine neden oluyor.
- Üyeler arasındaki farklı beklentiler ve kariyer meslek mensuplarının haklı taleplerinin sendikalar tarafından engellenmesi sorun oluşturuyor.
Sosyal Güvenlik Uzmanı Ahmet Ünlü, memur sendikacılığının dışarıdan göründüğü gibi olmadığını, birçok ciddi sorunla boğuştuğunu belirtti. İşte Ünlü'nün 9 başlık altında topladığı bu sorunlar:
1. Grev Hakkının Olmaması
Birçok ülkede kamu görevlilerinin grev hakkı ya tamamen yasak ya da ciddi şekilde kısıtlanmıştır. Bu durum sendikaların pazarlık gücünü azaltmaktadır. Grev hakkı olsa bile kullanımı zordur. Türkiye'de ise memur sendikaları fiilen grev hakkını kullanmakta, buna karşılık kamu lokavt hakkını kullanamamaktadır. Danıştay, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AHİM) kararları nedeniyle disiplin cezalarını iptal etmektedir. Bu konuda kanuni düzenleme yapılması kaçınılmaz hale gelmiştir.
2. Sendikal Rekabet
Kamu kurumlarında örgütlü memur sendikalarının sayısı oldukça fazladır. Bu durum büyük sendikaları rahatsız etse de küçük sendikalar üyelerine daha fazla zaman ayırabilmektedir. Seçim kaybeden sendikacıların yeni sendika kurması rekabeti daha da kızıştırmaktadır. Dayanışma aidatının olmaması da küçük sendikaların sayısını artıran bir faktördür.
3. Siyasi Kutuplaşma
Memur ve işçi sendikaları genellikle siyasi partilere yakındır. Hangi sendikanın hangi kurumda yetkili olduğuna bakarak siyasi eğilimini anlamak mümkündür. Belediye seçimleri sonrası yetkili sendikalar sıkça değişmekte, bu durum üyeler üzerinde baskı ve kutuplaşmaya yol açmaktadır. Üyeler menfaatlerine göre sendika değiştirebilmektedir.
4. Toplu Sözleşme Alanının Dar Olması
Toplu sözleşmeler çoğunlukla hükümetin belirlediği sınırların dışına çıkamamaktadır. Bu nedenle yetkili sendika olmak, mührü elinde bulundurmak anlamına gelmemektedir. Son toplu sözleşme sürecinde Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na gidilmesi ve çıkan sonuçtan memnun kalınmaması, yetkili sendikaya tepkilere neden olmuştur.
5. Üyeler Arasında Beklenti Farkı
Kamu çalışanlarının sendikalardan beklentileri farklıdır. Mühendisler ile 3600 ek gösterge talep edenlerin beklentileri aynı değildir. Öğretmen, sağlık çalışanı, belediye personeli gibi farklı meslek gruplarının aynı çatı altında olması ortak talep oluşturmayı zorlaştırmaktadır. Kariyer meslek mensuplarının haklı talepleri, diğer çalışanlara da bir şey verilmesi gerektiği gerekçesiyle sendikalar tarafından engellenmiştir.
6. Aidat–Hizmet Dengesi Baskısı ve Kariyer Riski Algısı
Üyeler ödedikleri aidatın karşılığını görmek istemektedir. Somut kazanım görmeyen üyeler sendikadan ayrılabilmektedir. Sendika yönetimlerine yakın üyelerin sınavsız yükselmesi diğer çalışanlarda memnuniyetsizlik yaratmaktadır. Ayrıca sendikal faaliyetlerin kariyer üzerinde olumsuz etkisi olabileceği düşüncesi, bazı çalışanları sendikalardan uzaklaştırmaktadır.
7. Kamuoyu Baskısı
Memur sendikalarının maaş ve özlük hakkı talepleri, özellikle ekonomik kriz dönemlerinde toplumda "ayrıcalık isteği" olarak algılanabilmektedir. Bu durum sendikalar üzerinde kamuoyu baskısı oluşturmaktadır.
8. Memur – İşçi Ayrımının Getirdiği Riskler
Aynı işi yapan memur ve işçi arasındaki statü farkı, farklı maaşlara yol açmaktadır. Hatta bazen daha düşük vasıflı işler daha yüksek ücretle işçilere yaptırılmakta, bu da tepki çekmektedir. Toplu sözleşme sürecinde işçilere daha yüksek zam yapılması memur sendikalarını zor durumda bırakmaktadır.
9. Şeffaf Uygulama Talepleri
Sendika başkanlarının maaş ve özlük haklarının sıkça gündeme gelmesi memur sendikalarını rahatsız etmektedir. Bazı sendikalar bu bilgileri açıklarken, bazıları gizlemektedir. Faaliyet raporlarının yayınlanmaması da bir sorundur. Şeffaflığın artmasıyla sendika yönetimlerinin rahatlayacağı ifade edilmektedir.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.