Gülistan Doku Davasında Pertekli Korucu Tutuklandı
- Güvenlik korucusu Fatih Özmen, 'kasten öldürmeye yardım' ve 'suç delillerini yok etme' suçlamalarıyla tutuklandı.
- Özmen'in telefonu, Gülistan Doku'nun gömüldüğü değerlendirilen Koçpınar bölgesinde 5-6 Ocak 2020 gecesi 7 saat 32 dakika sabit sinyal verdi.
- Gizli tanığın 'Pertekli korucu' beyanı, yer altı görüntüleme raporu ve PTS kayıtları Özmen aleyhinde delil oluşturdu.
- Özmen'in savunmaları teknik kayıtlarla çelişkili bulunarak mahkemece inandırıcı bulunmadı.
- Özmen'in 19 farklı telefon hattı kullanması ve görüşmeleri WhatsApp'a yönlendirmesi dikkat çekti.
Gülistan Doku soruşturmasında kritik bir gelişme yaşandı. Güvenlik korucusu Fatih Özmen, savcılık sorgusunun ardından "kasten öldürmeye yardım" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından tutuklandı.
Telefon Sinyali 7 Saat 32 Dakika Boyunca Sabit Kaldı
Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici tespit, Özmen'in kullandığı telefon hattının Gülistan Doku'nun gömüldüğü değerlendirilen Koçpınar bölgesindeki sinyal hareketi oldu. Daraltılmış baz raporuna göre, Özmen'in telefonu 5 Ocak 2020 saat 23.11 ile 6 Ocak saat 06.43 arasında bu bölgede sabit baz verdi. Bu süre toplam 7 saat 32 dakika olarak kaydedildi. Başsavcılık, bu bölgenin gizli tanık tarafından cesedin ilk kez gömüldüğü belirtilen yer olduğunu belirtti. Ayrıca, yer altı görüntüleme cihazıyla yapılan incelemede aynı alana bir kişinin gömüldüğü ve daha sonra çıkarıldığı tespit edildi.
Gizli Tanık Pertekli Korucuyu İşaret Etti
Soruşturmada "Şubat" kod adıyla dinlenen gizli tanık, cesedin gömüldüğü sırada dönemin vali koruması Şükrü Eroğlu ile birlikte Pertekli bir korucunun bulunduğunu ifade etti. Savcılık ve hakimlik, Özmen'in olay günü Koçpınar bölgesindeki baz hareketini bu anlatımla birleştirerek, gizli tanığın sözünü ettiği Pertekli korucunun Fatih Özmen olduğuna yönelik kuvvetli şüphe oluştuğuna karar verdi.
Özmen'in Savunmaları Teknik Kayıtlarla Çelişti
Özmen, savcılık ifadesinde Şükrü Eroğlu'nu tanımadığını, Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş'ı da tanımadığını söyledi. Ancak daraltılmış baz raporunda, 5 Ocak günü bu isimlerin baz hareketleriyle Özmen'in baz hareketlerinin uyumlu olduğu kaydedildi. Hakimlik sorgusunda bu durum hatırlatıldığında Özmen, "Aynı tarihlerde ve aynı saatlerde aynı yerde baz sinyali vermemize bir diyeceğim yoktur" dedi.
Dosyaya göre, Şükrü Eroğlu'nun telefonu 5 Ocak saat 22.20'den 6 Ocak saat 07.35'e kadar kapalı ya da kapatılmış durumdayken, Özmen'in hattı Koçpınar'da sabit kaldı. Eroğlu'nun, telefonunun kapanmasından hemen önce Tunceli merkezden Sarısaltuk Viyadüğü yönüne hareket ettiği tespit edildi. Savcılık, bu zamanlamanın gizli tanığın cesedin Sarısaltuk çevresinden alınarak Koçpınar'a götürüldüğü iddiasıyla uyumlu olduğunu değerlendirdi.
Özmen, daraltılmış baz raporundaki tespitleri kabul etmedi. 5 Ocak akşamı Sarısaltuk Viyadüğü'nde bulunmadığını ve Koçpınar'da sabaha kadar kalmadığını savundu. PTS kayıtlarında aynı gün saat 21.46'da Atatürk Viyadüğü çıkışından geçtiği hatırlatılan Özmen, "Nasıl geçtiğimi bilmiyorum. Pertek'e gitmek için çıkmış olabilirim" karşılığını verdi. Koçpınar'a gitmediğini belirten Özmen'in savunması, teknik kayıtlarla çeliştiği gerekçesiyle hakimlikçe inandırıcı bulunmadı.
BMW Araç ve Tanık İfadesi
Özmen, olay döneminde kullandığı gri BMW marka aracı da kabul etti. Tanık Mesut Zafer Kılınç, 7 Ocak 2020'de Sarısaltuk Viyadüğü civarında aracı arızalandığında Özmen'in gri BMW ile yanına geldiğini beyan etti. Özmen önce böyle bir olayı hatırlamadığını söylese de, daha sonra aracı zaman zaman jandarmadaki arkadaşlarına verdiğini öne sürdü. PTS kayıtlarında BMW'nin 7 Ocak saat 10.06'da Tunceli'den çıkıp 21 dakika sonra yeniden giriş yaptığı görülmesine rağmen, Özmen bu hareketi de hatırlamadığını belirtti.
19 Farklı Telefon Hattı ve WhatsApp Geçişleri
Soruşturma kapsamında Özmen'in 2009 ile 2026 yılları arasında kendi adına kayıtlı 19 farklı telefon hattı kullandığı tespit edildi. Özmen, sık sık hat değiştirme nedenini evlilik dışı ilişkisini eşinden gizleme isteğiyle açıkladı. Ayrıca, teknik takip kayıtlarında telefon görüşmelerini sık sık yarıda kesip WhatsApp üzerinden devam ettirdiği belirlendi. Özmen, bu geçişi karşı tarafın rahat konuşmasını sağlamak için yaptığını söyledi. Bir görüşmede Gülistan Doku soruşturmasını konuşurken "Hele bir dur, ben seni arayacağım" diyerek WhatsApp'a geçtiği tespit edildi.
Delil Karartma İfadesi
Özmen'in sevgilisi olduğunu söylediği Evrim Korkmaz ile yaptığı bir konuşmada, dönemin Valisi Tuncay Sonel'i kastederek "Bu kadar yetkisi olmasaydı o kadar delil karartabilir miydi?" ifadesini kullandığı belirlendi. Özmen, bu ifadeyi sosyal medyada gördüklerinden hareketle söylediğini, herhangi bir delil karartma olayına tanık olmadığını savundu.
Korucu Atilla Çeliker'in Uyarısı
Korucu Atilla Çeliker'in Özmen'i arayarak Başsavcılığın onu araştırdığını söylediği tespit edildi. Özmen, Çeliker'in kendisine bu bilgiyi verdiğini kabul etti ancak görüşmede Gülistan Doku'nun adının geçmediğini savundu. Atilla Çeliker ise Özmen'e açıkça Gülistan Doku soruşturmasını yürüten savcının kendisini araştırdığını söylediğini ve Özmen'in "Ben temizim, benim bağlantım yok" karşılığını verdiğini beyan etti. Savcılık, iki anlatım arasındaki çelişkiyi Özmen'e sordu ancak Özmen, tanığın neden farklı konuştuğunu bilmediğini söyledi.
Gizli Tanık Duman'ın İddiaları
"Duman" kod adlı gizli tanık, Fatih Özmen'in dönemin Valisi Tuncay Sonel'in "özel adamı" olarak bilindiğini öne sürdü. Tanık ayrıca ilk operasyonların ardından Özmen'in panik ve tedirgin olduğunu, iki korucuyla iletişimini kestiğini iddia etti. Özmen ise bu iddiaları reddetti.
MASAK İncelemesi ve Para Transferleri
MASAK ve banka hareketleri kapsamında Özmen'in hesabına gelen paralar sorgulandı. Çalışmadığını söylediği 22 yaşındaki kızının hesabından gönderilen 139 bin lirayı "kurban parası" olarak açıkladı. Başka bir korucudan gelen 25 bin ve 320 bin lira transferlerini ise miras kalan tarlaların satış bedeli olarak savundu.
Mahkeme Kararı: Tutuklama
Tunceli Sulh Ceza Hakimliği, Özmen'in savunmasını dosyadaki teknik deliller ve tanık beyanları karşısında çelişkili bularak kuvvetli suç şüphesi olduğuna karar verdi. Baz ve PTS kayıtları, yer altı görüntüleme raporu ve gizli tanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde, Gülistan Doku'nun öldürülmesinin ardından cesedin Şükrü Eroğlu ile Fatih Özmen tarafından Koçpınar'a götürülüp gömüldüğü yönünde kuvvetli şüphe oluştuğu kaydedildi. Adli kontrolün yetersiz kalacağı gerekçesiyle Özmen, "kasten öldürmeye yardım" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.