Genel

Avrupa Demokratları Türk Yargısını Hedef Aldı

29 Temmuz 2026 - 21:24 Yazar: Editör Masası
5 dk okuma 33
Avrupa Demokratları Türk Yargısını Hedef Aldı
Avrupa Demokrat Partisi, Üsküdar Belediyesi'ndeki rüşvet ve irtikap soruşturmasında gözaltına alınan CHP'li Başkan Sinem Dedetaş için yargıyı hedef alan bir açıklama yaptı. Soruşturmayı 'siyasi kampanya' olarak nitelendiren parti, daha önce de Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel üzerinden benzer girişimlerde bulunmuştu.

Üsküdar Belediyesi'nde yapı ruhsatı ve iskân süreçlerinde usulsüzlük iddialarıyla ilgili soruşturma kapsamında CHP'li Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın da aralarında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada Dedetaş hakkında rüşvet, irtikap ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçlamalarıyla adli işlem başlatıldı. Soruşturmanın ihbarlar, mağdur beyanları ve şüpheli ifadeleri üzerine derinleştirildiği belirtildi. Adli süreç devam ederken Avrupa Demokratları, savcılık dosyasındaki iddiaları değerlendirmek yerine Türkiye'nin bağımsız yargısını hedef alan bir açıklama yayımladı.

Avrupa Demokratları'ndan Tepki

Avrupa Demokratları, yaptığı açıklamada Sinem Dedetaş'ın gözaltına alınmasını Türkiye'de demokratik muhalefete yönelik bir kampanyanın parçası olarak göstermeye çalıştı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Sinem Dedetaş, Üsküdar'ın genç belediye başkanı, sandıkta kaybetmedi. Kazandı. Ancak bugün, Türkiye'nin demokratik muhalefetine yönelik devam eden kampanyanın bir parçası olan son sözde yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alındı." Parti, seçilmiş belediye başkanlarının siyasi saiklerle hedef alındığını öne sürerek şu çağrıda bulundu: "Bugünün Türkiye'sinde, Ekrem İmamoğlu'nu desteklemek ve demokratik değişim için savunuculuk yapmak, sizi hedef haline getirmek için yeterli. Seçilmiş belediye başkanları, siyasi motivasyonlu soruşturmalar yoluyla birbiri ardına görevden alınıyor. Halkın seçtikleri düşman gibi muamele gördüğünde, demokrasi kendisi saldırıya uğruyor. Avrupa sessiz kalamaz." Avrupa merkezli yapı, soruşturma tamamlanmadan ve dosyadaki deliller yargı tarafından değerlendirilmeden adli süreci "siyasi" ilan etti.

Soruşturmanın İddiaları

Savcılık açıklamasına göre, yapı ruhsatı verilmesinde resmî yetkisi bulunmayan Kent A.Ş. çalışanlarının belediyedeki ruhsat işlemlerini yönlendirdiği tespit edildi. Kent A.Ş. görevlilerinin kriptolu ve kapalı devre e-posta sistemi üzerinden iletişim kurduğu, ada ve parselleri farklı renklerle sınıflandıran Excel tabloları hazırladığı kaydedildi. Tablolarda mavi rengin işlemlerin yürütüldüğünü, kırmızının anlaşma sağlanamadığını, yeşilin henüz görüşme yapılmadığını, turuncunun ise ilgilisiyle görüşüldüğünü ifade ettiği belirlendi.

MASAK verilerine göre, Kent A.Ş. ile müteahhitler arasında toplam bedeli 1 milyar 78 milyon 870 bin 833 liraya ulaşan çok sayıda "danışmanlık hizmeti" sözleşmesi imzalandı. Savcılık, bu sözleşmelerin paravan nitelikte olduğunu ve ruhsat almak isteyen müteahhitlerden para tahsil edilmesinde kullanıldığını değerlendirdi. Sözleşmeler üzerinden bugüne kadar 361 milyon 392 bin 264 lira tahsil edildiği bildirildi. Avrupa Demokratları'nın açıklamasında ise bu iddialara, mağdur beyanlarına, MASAK verilerine ve müfettiş raporlarına ilişkin herhangi bir değerlendirmeye yer verilmedi.

Müfettiş Raporu: İrtikap Tespiti

İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişlerince hazırlanan tevdi raporunda, Üsküdar Belediyesi ile Kent A.Ş. arasında belediye iştiraki olmanın ötesinde organik bir bağ kurulduğu belirtildi. Müteahhitlerin yapı ruhsatı alabilmek için Kent A.Ş. ile sözleşme imzalamaya zorlandığı ve bu yöntemle gayriresmî gelir elde edildiği tespit edildi. Ulaşılan raporda Sinem Dedetaş'ın; işlemlerin gecikmesindeki etkisi, müteahhitler üzerinde baskı algısı oluşturulmasına katkısı ve sözleşme sistemindeki belirleyici konumu nedeniyle eylemlerinin irtikap suçu kapsamında değerlendirildiği bildirildi. Savcılık ayrıca büyük projelerde belirlenen rüşvet tutarlarının elden dolar olarak tahsil edildiğini, para trafiğinin HTS ve baz kayıtları ile şüpheli ifadelerinden elde edilen bulgularla tespit edildiğini açıkladı.

Önceki Müdahale Girişimleri

Avrupa Demokratları'nın Türkiye'deki yargı süreçlerine müdahil olma girişimi yalnızca Sinem Dedetaş açıklamasıyla sınırlı kalmadı. Parti Genel Sekreteri Sandro Gozi, Ekrem İmamoğlu hakkındaki davayı "siyasi dava" olarak nitelendirmiş ve "Ekrem İmamoğlu'na karşı açılan dava, Türkiye'de demokrasi açısından ciddi endişeler doğuran siyasi bir davadır" ifadelerini kullanmıştı. Gozi, daha önce İmamoğlu ile cezaevinde görüşmesine izin verilmemesini Türkiye'ye karşı siyasi baskı malzemesine dönüştürmüş, Ankara'nın kararını "Avrupa Parlamentosu'na meydan okuma" olarak yaftalamıştı. Türk makamlarının yetki alanını hiçe sayan Gozi, konuyu Avrupa Komisyonuna taşıyacağını açıklamıştı.

Gozi, bir televizyon kanalına gönderdiği video mesajında da Türkiye'deki yargı sürecini hedef alarak "Biz Avrupa Demokratları, Türkiye'de yaşananların adının konulması gerektiğine inanıyoruz. Bu adalet değil. Bu siyasi zulüm" dedi. İmamoğlu'nun savunmasının engellendiğini öne süren Gozi, davanın yalnızca bir mahkeme salonuyla sınırlı olmadığını savundu.

Avrupa Demokrat Partisi, 12 Ekim'de Brüksel'de düzenlenen ve Ekrem İmamoğlu'nun serbest bırakılmasının talep edildiği gösteriye de destek verdi. Gozi'nin gösteriye gönderdiği mesajda "Biz Avrupa Demokratları, Erdoğan'a Belediye Başkanı İmamoğlu'nu derhal serbest bırakması ve özgür ve adil seçimlere izin vermesi çağrınızda tamamen yanınızdayız. Mücadelenizi, sonuna kadar sizinle olduğumuzu bilerek sürdürün" ifadeleri yer aldı.

Özgür Özel'e Açık Destek

Avrupa Demokratları, CHP'den ayrılarak yeni bir siyasi parti kuran Özgür Özel'e de açık destek verdi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Özgür Özel, CHP ile yollarını ayırdı ve partisinin meclis grubunun büyük bir kısmıyla birlikte yeni bir siyasi parti kuracağını duyurdu. Bu çarpıcı adım, CHP'nin seçilmiş yönetiminin yargı eliyle görevden uzaklaştırılmasının ardından geldi. Bu durum, Ekrem İmamoğlu'nun hapsedilmesiyle halihazırda hedef alınan muhalefete ve demokratik çoğulculuğa yönelik bir başka ağır saldırı niteliğindedir." Parti, yargı kararlarını ve CHP içindeki güç mücadelesini dikkate almadan yaşananları hükümete yüklemeye çalıştı. Özgür Özel'e, Ekrem İmamoğlu'na ve yeni partiye açık destek veren Avrupa Demokratları, Türkiye'deki siyasi tabloyu "karanlık dönem" olarak nitelendirdi. Açıklamada, yeni partinin bu dönemden çıkış için bir başlangıç olmasının temenni edildiği belirtilirken, Türkiye'de özgürlüklerin baskı altında olduğu ve demokratik düzenin zedelendiği yönünde iddialar ortaya atıldı.

Okuyucu Değerlendirmesi

Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.

Haber Size Ne Hissettirdi?

İçerik Analizi

Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.

%0
%0
%0
%0
%0
%0

Bu haberle ilgili bir sorun mu fark ettiniz? Bildiriminiz yasal ve editoryal ekiplerimizce incelenecektir.

0 / 2000

Bildiriminiz gönderiliyor, lütfen bekleyin...