Türkiye'nin Afrika Yükselişi İsrail Basınını Endişelendiriyor
- Türkiye'nin Afrika'daki büyükelçilik sayısı 2002'de 12'den 44'e yükseldi.
- Afrika ile ticaret hacmi 2005'te 5,4 milyar dolardan 2025'te 41 milyar dolara çıktı.
- Baykar'ın 2024 SİHA ihracatı 1,8 milyar dolar olup 18 Afrika ülkesine satış yapıldı.
- Somali'deki askerî üste 16 bin Somali askeri eğitildi.
- İsrail basını, Ankara'nın diplomatik, ekonomik ve askerî kazanımlarını stratejik tehdit olarak değerlendirdi.
Türkiye'nin Afrika kıtasında son 20 yılda elde ettiği kazanımlar, İsrail basınında rahatsızlık yarattı. Bir İsrail gazetesinde yayımlanan analizde, Türkiye ile Güney Afrika arasındaki ilişkilerin yalnızca ticari çeşitlilik veya çok kutuplu dünya arayışıyla açıklanamayacağı ileri sürüldü.
Ankara ile Güney Afrika yönetiminin İsrail'in Gazze'deki saldırılarına karşı uluslararası hukuk zemininde birlikte hareket etmesi hedef alınırken, iki ülke arasındaki iş birliği "koordineli diplomatik yapı" olarak tanımlandı. Yazıda, Türkiye'nin Güney Afrika ile kurduğu ilişkinin, İsrail'in uluslararası alanda hesap vermesini amaçlayan girişimleri güçlendirdiği ve Ankara'nın bu yakınlaşmadan siyasi ve stratejik kazanım elde ettiği savunuldu.
İsrail'in Rahatsızlığı Lahey Hattında Büyüdü
Görüş yazısında Türkiye ve Güney Afrika'nın İsrail'e karşı uluslararası hukuk alanındaki iş birliğine geniş yer verildi. Ankara'nın hukuki ve diplomatik desteğinin Pretorya yönetiminin İsrail aleyhindeki girişimlerini güçlendirdiği belirtilirken, iki ülkenin Lahey merkezli süreçlerde ortak hareket etmesinin tesadüfi olmadığı öne sürüldü. Yazar, Türkiye-Güney Afrika yakınlaşmasını İsrail'e karşı oluşturulan daha geniş bir diplomatik hattın parçası olarak değerlendirdi.
12 Büyükelçilikten 44'e Uzanan Diplomatik Güç
Yazıda Türkiye'nin Afrika'daki diplomatik büyümesi dikkat çekici rakamlarla ortaya konuldu. Türkiye'nin kıtadaki büyükelçilik sayısı 2002'de 12 iken bugün 44'e yükseldi. Afrika ülkeleriyle ticaret hacmi ise 2005'te yaklaşık 5,4 milyar dolardan 2025 itibarıyla yaklaşık 41 milyar dolara çıktı. Türk Hava Yollarının yaklaşık 40 Afrika ülkesindeki onlarca noktaya ulaşması da Ankara'nın kıtadaki erişim gücünün önemli göstergelerinden biri olarak sunuldu.
Önce Diplomasi Sonra Kalıcı Ortaklık
Analizde, Türkiye'nin Afrika politikasının aşamalı ve planlı şekilde ilerlediği belirtildi. Ankara'nın önce diplomatik ilişkiler kurduğu, ardından askerî ve polis eğitimleri, sağlık yatırımları, üniversite bursları ve altyapı projeleriyle kıtadaki bağlarını güçlendirdiği ifade edildi. On binlerce Afrikalı öğrencinin Türkiye'de eğitim alması, Ankara'nın geleceğin siyasi, akademik ve bürokratik kadrolarıyla uzun vadeli ilişkiler kurmasının aracı olarak yorumlandı. Yazar, Türkiye'nin insani yardım ve eğitim faaliyetlerini dahi "bağımlılık oluşturma" çabası şeklinde sunarak Ankara'nın kıtadaki yumuşak güç kapasitesini hedef aldı.
Türk SİHA'ları Afrika'da Dengeleri Değiştirdi
İsrail basınının en fazla rahatsızlık duyduğu alanlardan biri Türk savunma sanayisinin Afrika'daki yükselişi oldu. Yazıda Baykar'ın 2024 yılındaki SİHA ihracatının yaklaşık 1,8 milyar dolara ulaştığı ve Türk yapımı silahlı insansız hava araçlarının 18 Afrika ülkesine satıldığı belirtildi. Türkiye'nin savunma ihracatının yalnızca ticari kazanç sağlamadığı, aynı zamanda Ankara'ya askerî ve siyasi nüfuz kazandırdığı savunuldu. Türk SİHA'larının Afrika ülkeleri tarafından tercih edilmesi, Washington ve Tel Aviv açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme olarak sunuldu. Yazar, ayrıca bazı Afrika ülkelerindeki darbeler ile Türk savunma ürünlerinin kullanımı arasında bağ kurulmaya çalışıldı.
Türkiye'nin Afrika Modeli Somali'de Güç Kazandı
Analiz, Somali'yi Türkiye'nin Afrika politikasının en kapsamlı örneği olarak gösterdi. Türkiye'nin Mogadişu'daki askerî eğitim üssünde 2017'den bu yana yaklaşık 16 bin Somali askerini eğittiği aktarıldı. Somali'deki Türk askerî personelinin yaklaşık 400'den 800'e çıkarıldığı, bu sayının 2 bin 500'e kadar yükseltilebilmesine yönelik yetki bulunduğu belirtildi. Türkiye'nin Somali hükümetine Eş-Şebab terör örgütüyle mücadelede verdiği askerî ve teknik destek de Ankara'nın kıtadaki etkisinin göstergesi olarak sunuldu.
Enerji Hamlesi İsrail'in Hesaplarını Zorladı
Türkiye'nin Somali açıklarında petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerine yönelmesi de yazıda geniş yer buldu. Ankara'nın Somali karasularındaki enerji faaliyetlerinin Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve stratejik gücünü daha da artıracağı belirtildi. İsrail'in Somaliland'la geliştirdiği ilişkilerin, Türkiye'nin Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü destekleyen politikasıyla çatıştığı savunuldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail'in Somaliland'a yönelik adımlarını "gayrimeşru" olarak nitelendirdiği hatırlatılırken, Somali'nin Türkiye ile İsrail arasındaki rekabetin yeni sahalarından biri haline geldiği ileri sürüldü.
TİKA ve Maarif ile Kalıcı Bağ Kuruldu
Yazıda Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Türkiye Maarif Vakfı ve sağlık kuruluşlarının Afrika'daki faaliyetleri de hedef alındı. Nijer, Sudan ve Somali'de yürütülen eğitim, kalkınma ve sağlık projelerinin Türkiye'ye uzun vadeli siyasi ve toplumsal nüfuz sağladığı öne sürüldü. Afrikalı öğrencilere verilen bursların, gelecekte Türkiye'ye yakın yönetici ve bürokratların yetişmesine katkı sunduğu iddia edildi.
Afrika'da Batı'ya Alternatif Türkiye
Analizde Afrika ülkelerinin Türkiye ile iş birliğine yönelmesinin nedenleri de sıralandı. Türkiye'nin Çin'in borç ağırlıklı yatırımlarına ve Rusya'nın güvenlik merkezli yaklaşımına kıyasla daha kolay iş birliği yapılabilen bir ortak olduğu ifade edildi. Ankara'nın NATO üyesi olmasına rağmen Batılı ülkelerin siyasi şartlarını dayatmaması, Türkiye'yi Afrika yönetimleri açısından cazip hale getiren unsurlardan biri olarak gösterildi.
Güney Afrika Diplomatik Gücü Pekiştirdi
İsrail basını, Güney Afrika'yı Türkiye'nin kıtadaki diplomatik stratejisinin önemli tamamlayıcılarından biri olarak değerlendirdi. Ankara ile Pretorya arasındaki yaklaşık 2 milyar dolarlık ticaret hacminin sınırlı olduğu belirtilmesine rağmen, iki ülke arasındaki siyasi ve diplomatik ortaklığın çok daha geniş hedefler taşıdığı savunuldu. Güney Afrika'nın uluslararası hukuk alanındaki ağırlığının, Türkiye'nin İsrail'e karşı yürüttüğü diplomatik mücadeleye güç kazandırdığı belirtildi.
Türkiye'nin Afrika'da son 20 yılda elde ettiği diplomatik, ekonomik ve askerî kazanımlar, İsrail basını tarafından stratejik tehdit olarak nitelendirildi. Türkiye'nin kıtadaki büyükelçilik sayısını artırması, ticaret hacmini büyütmesi, hava yolu ağı ile geniş bir ulaşım ağı kurması, savunma sanayisi ihracatını geliştirmesi ve eğitim ile sağlık projeleri üzerinden kalıcı ilişkiler oluşturması, İsrail açısından "stratejik tehdit" olarak yorumlandı.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.