YKS Tercihinde Uzman Uyarısı: Başarı Sırası Yeterli Değil
- YKS tercih süreci 10 Ağustos 2026 tarihine kadar devam edecek.
- Eğitim Danışmanı Esin Yılmaz Ashkar, öğrenci ve velilere tercih uyarılarında bulundu.
- Ashkar, başarı sırasının yalnızca seçenekleri gösterdiğini, bölüm seçiminde ilgi alanı ve meslek koşullarının ön planda tutulması gerektiğini söyledi.
- Uzman, öğrencilerin düşündükleri mesleği yapan kişilerle görüşerek mesleğin günlük yaşamını araştırmasını önerdi.
YKS sonuçlarının açıklanmasının ardından üniversite tercih dönemi başladı. Öğrenciler, 10 Ağustos 2026 tarihine kadar sıralamalarına göre tercih listelerini oluşturacak. Eğitim Danışmanı ve Sınav Koçu Esin Yılmaz Ashkar, bu süreçte öğrenci ve velilerin sık yaptığı hatalara karşı önemli uyarılarda bulundu.
Ashkar, başarı sırasının öğrenciye hangi bölümlerin kapısını açtığını gösterdiğini ancak hangi bölümde mutlu ve başarılı olacağını söylemediğini belirtti. "Başarı sırası öğrencinin hangi kapılara ulaşabildiğini gösterir; hangi kapıdan girdiğinde mutlu, üretken ve başarılı olacağını söylemez" diyen Ashkar, yüksek puanın tek başına doğru tercih için yeterli olmadığını vurguladı.
Başarı Sırası Tek Başına Belirleyici Olmamalı
Esin Yılmaz Ashkar, iyi bir sıralama elde eden öğrencilerin genellikle tıp, diş hekimliği, hukuk ve mühendislik gibi yüksek puanlı bölümlere yönlendirildiğine dikkat çekti. "Bir öğrencinin başarı sırası yükseldikçe seçenekleri artıyor; fakat bazı evlerde karar verme alanı daralıyor. İyi bir sıralama geldiğinde tıp, diş hekimliği, hukuk ya da mühendislik gibi yüksek başarı sırasıyla öğrenci alan bölümler masaya neredeyse zorunlu seçenekler olarak konuluyor. 'Bu sıralama boşa gitmesin' kaygısı evdeki gencin gerçek ihtiyaçlarının duyulmadığı bir noktaya taşıyor aileyi" şeklinde konuştu.
İstemekle Yaşamak Farklı
Ashkar, öğrencinin bir bölümü istemesinin o bölümün eğitimine ve mesleki yaşamına uygun olduğu anlamına gelmediğini söyledi. Tıp örneği veren Ashkar, "Biyoloji dersini sevmek ya da yüksek bir sayısal başarı göstermek tıp eğitimi için tek başına yeterli bir ölçü değildir. Öğrencinin uzun bir eğitim sürecine, yoğun çalışma temposuna, hastane ortamına, insanlarla sürekli iletişim kurmaya, zor kararların sorumluluğunu taşımaya hazır olması gerekir. Meslek hayatı boyunca öğrenmeye nasıl baktığı konuşulmalıdır. Beyaz önlüğü istemekle o önlüğün taşıdığı hayatı istemek aynı şey olmayabilir" dedi.
Benzer şekilde hukukun yalnızca konuşma ve tartışma becerisinden, psikolojinin insanları dinlemekten, mühendisliğin matematik problemleri çözmekten ibaret olmadığını belirten Ashkar, her bölümün kendine özgü zorlukları olduğunu ifade etti. "Hukuk öğrencisi uzun metinlerle, araştırma ve yazma çalışmalarıyla karşılaşır. Psikoloji eğitiminin içinde bilimsel araştırma yöntemleri ve istatistik vardır. Mühendislik ise problem çözme sabrı, tasarım, üretim, hata ayıklama ve sürekli gelişen teknolojilere uyum gerektirir" diye konuştu.
Ailelere Önemli Görev
Ashkar, ailelerin çocuklarının yerine bölüm seçmemesi gerektiğini, onların kararlarını gerekçelendirmesine yardımcı olmaları gerektiğini söyledi. "Öğrenci istediği bölümün derslerini, eğitim süresini, mezunların çalışma alanlarını, zorlayıcı yönlerini ve kendisine neden uygun olduğunu anlatabilmelidir. Bu araştırmayı yapabiliyorsa kararının sorumluluğunu almaya da hazırlanıyor demektir. Anlatamıyorsa çözüm baskı kurmak değil, birlikte daha fazla araştırmaktır. Çünkü öğrencinin yerine nöbet tutulmayacak, duruşmaya girilmeyecek, proje hazırlanmayacak ve yıllarca o meslek yapılmayacak." dedi.
Ne Sevmek İstediği Değil, Ne Yaşamak İstediği Önemli
Bölüm seçerken öğrencinin nasıl bir çalışma hayatı istediğinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini söyleyen Ashkar, şu sorulara dikkat edilmesini önerdi: "Gününün büyük bölümünü insanlarla mı, verilerle mi, makinelerle mi, metinlerle mi geçirmek istiyor? Belirli ve düzenli bir çalışma ortamı mı arıyor, değişken koşullarda çalışmak mı ona daha uygun? Uzun bir eğitim süresine hazır mı? Yoğun sorumluluk altında karar verebilir mi? Masa başında mı, sahada mı daha iyi hissediyor? Bir mesleğin adını seçmeden önce gündelik hayatını görmek gerekir."
Öğrencilerin düşündükleri mesleği yapan kişilerle görüşmesini öneren Ashkar, "Onlara yalnızca kazançlarını ya da başarılarını sormamalı. Sıradan bir iş gününün nasıl geçtiğini, hangi görevlerin tekrarlandığını, en çok hangi konularda zorlandıklarını ve mesleğe başladıktan sonra beklentilerinin ne kadarının gerçekleştiğini öğrenmeliler." ifadelerini kullandı.
Geleceğin Meslekleri Araştırılmalı
Geleceğin meslekleri olarak tanıtılan yeni programların dikkatle incelenmesi gerektiğini vurgulayan Ashkar, "Geleceğin mesleği olarak tanıtılan yeni programlarda yalnızca bölüm adına kapılmamak gerekir. Ders planı hazırlanmış mı? Bu dersleri verecek yeterli akademik kadro var mı? Laboratuvar, uygulama ve sektör bağlantısı kurulmuş mu? Mezunlar hangi yetkinliklerle ve hangi unvanlarla iş arayacak? Yeni bir alan önemli bir fırsat sunabilir; ancak yenilik tek başına eğitim kalitesi anlamına gelmez." dedi.
Ne istediğini henüz bilmeyen öğrencilere de önerilerde bulunan Ashkar, "Önce istemedikleri çalışma alanlarını eleyebilirler. İnsanlarla yoğun iletişim gerektiren işler, sağlık ortamı, sayısal üretim, uzun metinler, masa başı çalışma ya da saha çalışması üzerinden eleme yapmak seçenekleri azaltır. Ardından kalan birkaç alanın dersleri ve mesleki yaşamı daha ayrıntılı incelenebilir." diye konuştu.
Tanıtım Günlerini Takip Edin
Üniversitelerin tanıtım günlerinin takip edilmesi gerektiğini belirten Ashkar, "Tanıtım günlerinde anlatılan imkânların uygulamada nasıl çalıştığı, derslerin içeriği, staj bulma süreci, bölümün zorlayıcı tarafları ve mezuniyet sonrası seçenekler üst sınıf öğrencilerinden dinlenebilir. Mesleğin vitrini kadar mutfağı da görülmelidir." dedi.
Son olarak Ashkar, "Bir bölümün popüler olması, her öğrenci için doğru veya mezuniyet sonrasında mutlaka avantajlı olduğu anlamına gelmez. Bölümün mezunlarının hangi alanlarda çalışabildiği, tek bir mesleki kapıya mı yöneldiği, farklı sektörlere geçiş olanağı sunup sunmadığı araştırılmalıdır. Adı daha az duyulan bazı bölümler geniş çalışma alanları sağlayabilir; çok bilinen bazı bölümlerde ise öğrencinin kendisini geliştirmesi ve farklı beceriler kazanması belirleyici hâle gelebilir." ifadelerine yer verdi.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.