İstanbul'da PM10 Hava Kirliliği Yüzde 7 Azaldı
- 2026 Temmuz'da İstanbul genelinde PM10 ortalaması metreküp başına 29,77 mikrograma geriledi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7 azaldı.
- 26 istasyonun 17'sinde kirlilik azalırken, 9 istasyonda artış görüldü.
- Sarıyer'de PM10 kirliliği yüzde 76,37 arttı; en yüksek değer Sultangazi 3'te metreküp başına 56,66 mikrogram olarak ölçüldü.
- En düşük PM10 değeri Kandilli 1'de metreküp başına 14,14 mikrogram, en büyük düşüş ise Ümraniye 1'de yüzde 46,76 oldu.
İstanbul'da partikül madde (PM10) kaynaklı hava kirliliği, 2026 yılının temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 azaldı. 26 hava kalitesi ölçüm istasyonundan alınan veriler, kent genelindeki ortalama PM10 konsantrasyonunun metreküp başına 32,04 mikrogramdan 29,77 mikrograma gerilediğini gösterdi. Ancak bu iyileşmeye rağmen Sarıyer'de hava kirliliği yüzde 76,37 oranında arttı.
Prof. Dr. Hüseyin Toros, 2025 ve 2026 Temmuz Verilerini Karşılaştırdı
İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, İstanbul'un 2025 ve 2026 yıllarının temmuz aylarındaki hava kirliliği seviyelerini karşılaştırdı. Çalışmada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) ait hava kalitesi ölçüm istasyonlarından elde edilen PM10 verileri değerlendirildi.
Araştırmaya göre, bu yıl temmuz ayında 26 istasyonda ölçülen ortalama partikül madde konsantrasyonu metreküp başına 29,77 mikrogram oldu. Geçen yılın aynı ayında bu değer 32,04 mikrogram olarak kaydedilmişti. Bu sonuçlar, İstanbul genelinde partikül madde kaynaklı hava kirliliğinin yıllık bazda yüzde 7 oranında azaldığını ortaya koydu.
En Yüksek PM10 Değeri Sultangazi'de Ölçüldü
Temmuz ayında PM10 kirliliğinin en yüksek seviyeye ulaştığı istasyon Sultangazi 3 oldu. Bu istasyonda metreküp başına 56,66 mikrogram partikül madde tespit edildi. Sultangazi 3'ü, 55,31 mikrogramla Kağıthane 1 ve 51,41 mikrogramla Sultangazi 2 istasyonları izledi.
Kentte en düşük PM10 değeri ise Kandilli 1 istasyonunda ölçüldü. Buradaki konsantrasyon metreküp başına 14,14 mikrogram olarak belirlendi. Üsküdar 1'de 15,75, Ümraniye 1'de ise 16,15 mikrogram değer kaydedildi.
17 İstasyonda Kirlilik Azaldı, 9 İstasyonda Arttı
Verilerin karşılaştırılması sonucunda, 26 istasyonun 17'sinde partikül madde kirliliğinin geçen yılın temmuz ayına göre gerilediği görüldü. Dokuz istasyonda ise PM10 seviyeleri yükseldi. Kirliliğin en fazla arttığı istasyon Sarıyer oldu. Sarıyer'deki artış oranı yüzde 76,37 olarak hesaplandı. Kumköy'de ise PM10 kirliliği yüzde 64,51 yükseldi.
Temmuz ayında hava kirliliğinin en fazla gerilediği istasyon ise Ümraniye 1 oldu. Bu noktada partikül madde konsantrasyonu geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 46,76 azaldı. Ümraniye 1'i yüzde 40,95'lik düşüşle Üsküdar 1 ve yüzde 40,21'lik gerilemeyle Yenibosna istasyonları takip etti.
Prof. Dr. Toros: Hava Kalitesindeki Düşüş Sevindirici
İstanbul'daki hava kirliliğine ilişkin verileri değerlendiren Prof. Dr. Hüseyin Toros, kent genelinde partikül madde konsantrasyonunda yaşanan gerilemenin hava kalitesi açısından olumlu bir gelişme olduğunu belirtti. Hava kirliliğindeki düşüşün tek bir faktörle açıklanamayacağını ifade eden Toros, ulaşım kaynaklı emisyonları azaltmaya yönelik çalışmaların yanı sıra sanayide alınan çevresel önlemler, yakıt kalitesindeki gelişmeler ve meteorolojik şartların hava kalitesindeki değişimde rol oynayabileceğini söyledi.
İstanbul genelinde ortalama hava kalitesinde iyileşme görülmesine rağmen bazı ölçüm noktalarında partikül madde seviyelerinin yükseldiğine dikkat çeken Toros, bölgesel hava kirliliği kaynaklarının halen etkisini sürdürdüğünü dile getirdi. Toros, kent genelindeki ortalama değerlerin düşmesinin olumlu bir tablo ortaya koyduğunu ancak istasyonlar arasındaki farklılıkların dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı. Hava kalitesinde kalıcı bir iyileşme sağlanabilmesi için ulaşım, sanayi, enerji tüketimi ve kentleşme alanlarında çevre odaklı politikaların istikrarlı biçimde uygulanması gerektiğini kaydetti.
Vatandaşlara da Önemli Görev Düşüyor
Hava kalitesinin korunmasında bireysel tercihlerin de etkili olabileceğine işaret eden Toros, vatandaşların mümkün olduğunca toplu taşımayı kullanmasının önemine değindi. Enerji tüketiminde tasarrufa gidilmesi, kentlerde yeşil alanların artırılması ve emisyonların azaltılmasına yönelik uygulamaların desteklenmesinin hava kalitesinin iyileştirilmesine katkı sağlayacağını belirtti.
Prof. Dr. Hüseyin Toros, "Olumlu tablo kalıcı hale getirilmeli" diyerek, İstanbul'daki son ölçümlerin hava kalitesinin genel olarak iyileşme yönünde ilerlediğini gösterdiğini söyledi. Bu olumlu eğilimin sürdürülebilir hale gelmesi için kamu kurumlarının yanı sıra vatandaşların da çevre konusunda duyarlı davranmayı sürdürmesi gerektiğini vurgulayan Toros, hava kalitesinin korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.