Sigara Satışında Kimlik Şartı Geliyor
- Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sigara satışında kimlik ibrazı ve T.C. kimlik numarasıyla yaş doğrulaması yapılacağını açıkladı.
- Kanun teklifinin birkaç hafta içinde Meclis'e sunulması planlanıyor.
- Türkiye'de her üç kişiden biri tütün kullanıyor; geçen yıl 160 milyar adet sigara satıldı.
- Ülke genelinde 1700'den fazla sigara bırakma polikliniği hizmet veriyor; ALO 171 hattı üzerinden destek sağlanıyor.
- Şehir hastanelerinin yatak kapasitesi 42 bini aştı, 11 yeni şehir hastanesinin inşası sürüyor.
Sigara Satışında Kimlik Şartı Geliyor
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, İzmir'in Urla ilçesindeki tarihi Karantina Adası'nda katıldığı televizyon programlarında tütünle mücadele ve Türkiye'nin sağlık politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sigara satışında kimlik kontrolünü zorunlu hale getirmeyi hedefleyen düzenlemenin hazırlık aşamasında olduğunu belirten Memişoğlu, kanun teklifinin birkaç hafta içinde Meclis'e sunulacağını söyledi.
Sigara Satışında T.C. Kimlik Numarası Şartı Geliyor
Tütünle mücadele kapsamında yeni bir düzenleme hazırladıklarını belirten Memişoğlu, sigara satışında kimlik ibrazı ve T.C. kimlik numarasıyla yaş doğrulaması yapılmasının planlandığını açıkladı. Mevcut mevzuatta 18 yaşından küçüklere tütün ürünü satışı yasaklanırken, yeni uygulamayla yaş kontrolünün daha etkin hale getirilmesi hedefleniyor.
Düzenlemenin temel amaçlarından birinin sigaranın toplum içindeki görünürlüğünü azaltmak olduğunu belirten Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Esas kanunumuzun hazırlığındaki en temel husus sigaranın görünürlüğü ve doğal, ya bu doğal mı normal bir şeymiş algısını ortadan kaldırmak."
Sigara içmeyenlerin de korunması gerektiğine dikkat çeken Bakan, kafe ve restoranlarda sigara içilen ve içilmeyen alanların daha net biçimde ayrılacağını, kapalı alanlardaki uygulamaların yeniden düzenleneceğini ifade etti.
Kanun Teklifi Birkaç Hafta İçinde Meclis'e Sunulacak
Yeni düzenlemenin satış noktalarındaki yaş kontrolünün yanı sıra tütün ürünlerinin kullanım alanlarına ilişkin kuralları da kapsaması bekleniyor. Mücadelenin yalnızca yasak ve cezalarla sınırlı kalmayacağını belirten Memişoğlu, vatandaşların sigarayı gönüllü olarak bırakmalarını teşvik etmek istediklerini söyledi.
Bakan Memişoğlu, hazırlıkların sürdüğünü belirterek, "Hem esnafımızın, hem kullanıcının da mağdur olmayacağı bir düzenleme yapıyoruz. İnşallah iyi olacak. Hazırlık içindeyiz, işte şu anda herhalde birkaç hafta içinde Meclis'e sunacağız." dedi.
Türkiye'de Her Üç Kişiden Biri Tütün Kullanıyor
Tütün kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirten Memişoğlu, Türkiye'de her üç kişiden birinin tütün kullandığını ifade etti. Sigaranın kanser ve kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere birçok sağlık sorunuyla ilişkili olduğunu belirten Bakan, özellikle gençler ve kadınlar arasında sigara kullanımındaki artışa dikkat çekti.
Geçmişte yürütülen Dumansız Türkiye çalışmalarıyla önemli sonuçlar elde edildiğini hatırlatan Memişoğlu, sigarayla mücadelede yeniden yoğun çaba gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Geçen yıl Türkiye'de 160 milyar adet sigara satıldığını, bunun yaklaşık 8 milyar pakete karşılık geldiğini belirten Memişoğlu, tütün kullanımının toplum sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
1700'den Fazla Sigara Bırakma Polikliniği Hizmet Veriyor
Sigara kullanımını azaltmak için ücretsiz destek mekanizmalarının devrede olduğunu belirten Memişoğlu, Türkiye genelinde 1700'ün üzerinde sigara bırakma polikliniğinin hizmet verdiğini söyledi. Mobil sigara bırakma polikliniklerinin de bulunduğunu aktaran Bakan, sigarayı bırakmak isteyenlerin ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı üzerinden destek alabileceğini kaydetti.
Sağlık Bakanlığı tarafından sigara bırakmaya yardımcı ilaçların ücretsiz temin edildiğini belirten Memişoğlu, vatandaşların bu imkânlardan yararlanmasını istedi.
Sağlıkta Yeni Projeler Anlatıldı
Memişoğlu, Urla Karantina Adası'nda 81 ilin sağlık müdürleriyle düzenlenen istişare kampında bir televizyon kanalının canlı yayınına da konuk oldu. Tütünle mücadele başlığının yanı sıra koruyucu sağlık hizmetleri, sağlık altyapısındaki yatırımlar ve anne adaylarına yönelik uygulamalar hakkında bilgi verdi.
"Bizim İsmimiz Hastalık Bakanlığı Değil, Sağlık Bakanlığıdır"
Koruyucu sağlık hizmetlerinin önemini vurgulayan Memişoğlu, vatandaşların hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi aramak yerine sağlıklarını korumaya yönelmeleri gerektiğini söyledi. "Bizim ismimiz Hastalık Bakanlığı değil, Sağlık Bakanlığıdır. Vatandaşlarımızdan hastalık değil sağlık talep etmelerini istiyoruz."
Sağlıklı yaşam merkezlerinde diyetisyen, psikolog ve fizyoterapist desteğinin yanı sıra kanser taramalarının da ücretsiz sunulduğunu belirten Bakan, obezite ve hareketsiz yaşamla mücadelenin de sağlık politikalarının önemli başlıkları arasında bulunduğunu ifade etti.
Bağımlılıkla Mücadelede Sağlıklı Yaşam Köyü
Yayında Sancaktepe'de hayata geçirilen Sağlıklı Yaşam Köyü projesine değinen Memişoğlu, bağımlılıktan kurtulan vatandaşların sosyal hayata yeniden uyum sağlamalarını desteklemeyi amaçladıklarını belirtti. Yaklaşık 180 dönümlük alanda kurulan projede tarım alanlarından spor tesislerine kadar farklı imkânların bulunduğunu aktaran Bakan, bağımlılıkla mücadelede danışmanlık ve destek hizmetlerinin önemine dikkat çekti.
Şehir Hastanelerinde 42 Bini Aşkın Yatak Kapasitesi
Türkiye'nin sağlık altyapısındaki yatırımlara ilişkin bilgi veren Memişoğlu, şehir hastanelerinin toplam yatak kapasitesinin 42 bini aştığını ve 11 yeni şehir hastanesinin inşasının sürdüğünü açıkladı. Sancaktepe'de de büyük ölçekli bir sağlık tesisinin inşa edildiğini belirten Bakan, Türkiye'nin sağlık hizmetlerinde teknolojik altyapısını geliştirmeyi sürdürdüğünü söyledi.
Memişoğlu, her yıl yurt dışından yaklaşık 3 milyon hastanın Türkiye'de sağlık hizmeti aldığını da ifade etti.
İlk Kez Anne Olacaklara Ebe Desteği
Yayında anne adaylarına yönelik yeni uygulamayı da duyuran Memişoğlu, ilk bebeğini bekleyen anne adaylarına gebeliğin son üç ayında ebe desteği sağlanacağını açıkladı. Ebelerin anne adaylarını doğuma hazırlayacağını ve bu süreçte rehberlik edeceğini belirten Bakan, sezaryenin tıbbi gereklilik halinde başvurulan bir operasyon olduğunu, normal doğumun ise fizyolojik süreç olarak desteklendiğini ifade etti.
Karantina Adası'nın Tarihi Mirası Korunuyor
Urla Karantina Adası'nın Osmanlı döneminde salgın hastalıklarla mücadelede önemli bir rol üstlendiğini belirten Memişoğlu, adanın inşaatının 1840'ta başladığını, asıl işlevini ise 1865'te kazandığını anlattı. Gemilerle Anadolu'ya ve İstanbul'a gelen yolcuların burada karantinaya alındığını, dönemin şartlarında yıkama ve sterilizasyon uygulamalarının gerçekleştirildiğini söyledi.
Adada 16 tarihi binanın bulunduğunu belirten Memişoğlu, 2018'de başlayan restorasyon çalışmalarının ardından bölgenin eğitim, müzecilik ve afet hazırlığı faaliyetleri için kullanıldığını kaydetti. Adanın UMKE tatbikatlarına ve uluslararası acil sağlık eğitimlerine ev sahipliği yaptığını ifade etti.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.