Belen Sanz Luque: Bakım Ekonomisine Yatırım Toplum İçin Üçlü Kazanç Sağlar
- 2026 Avrupa ve Orta Asya Bakım Ekonomisi Forumu İstanbul'da düzenlendi ve 15'ten fazla hükümet temsilcisi katıldı.
- Belen Sanz Luque, bakım emeğinin yapısal bir politika olarak ele alınması gerektiğini ve üçlü kazanç sağladığını belirtti.
- Avrupa ve Orta Asya'da kadınlar erkeklerden 3,4 kat daha fazla bakım emeği üstleniyor.
- Dünya genelinde bakım çalışanlarının yüzde 80'inden fazlası kadın ve çoğu güvencesiz koşullarda çalışıyor.
- 2024'te hükümetlerin dörtte biri kadın haklarına karşı geri tepme olduğunu bildirdi.
Bu görsel yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulmuştur. Görsel haber içeriğini temsil etmek amacıyla hazırlanmıştır.
Avrupa ve Orta Asya'da milyonlarca kadının omuzlarında görünmez bir yük olarak taşınan bakım emeği, artık yalnızca sosyal politika tartışmalarının bir parçası değil, ekonomik dönüşümün merkezine yerleşmiş durumda. İstanbul'da düzenlenen Avrupa ve Orta Asya Bakım Ekonomisi Forumu 2026, çocuk bakımı, yaşlı bakımı ve hasta bakımının yalnızca görünmeyen ev içi emek olmadığını; iş gücü piyasalarından ekonomik büyümeye ve toplumsal eşitliğe kadar doğrudan etkisi olan yapısal bir mesele olduğunu gündeme taşıdı.
BM Kadın Birimi Avrupa ve Orta Asya Bölge Ofisi tarafından, İngiltere Dışişleri, Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi'nin (FCDO) finansal desteğiyle düzenlenen forum, 15'ten fazla hükümetin temsilcilerini, uluslararası kuruluşları, akademisyenleri ve sivil toplum aktörlerini bir araya getirdi. Forumun ana gündemi, bakımın "hayırseverlik" değil, temel bir hak ve ekonomik politikanın ana unsurlarından biri olarak tanınmasıydı.
Forumda gazetecilere konuşan BM Kadın Birimi Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Belen Sanz Luque, bakım emeğinin toplumların sürdürülebilirliğindeki kritik rolüne dikkat çekerek, "Bakım insanlığın temelidir" dedi. Sanz Luque, bakım ekonomisine yapılan yatırımların yalnızca kadınlar için değil, toplumun bütünü için "üçlü kazanç" sağladığını vurguladı.
Sanz Luque'ye göre Avrupa ve Orta Asya'da kadınlar hâlâ erkeklere kıyasla 3,4 kat daha fazla bakım emeği üstleniyor; bu eşitsizlik, kadınların iş gücüne katılımından ekonomik bağımsızlıklarına kadar birçok alanda derin sonuçlar doğuruyor.
Son yıllarda Avrupa ve Orta Asya'daki hükümetler, bakım ekonomisini yalnızca bir sosyal refah konusu olarak değil, ekonomik büyüme, iş gücü piyasaları ve toplumsal eşitliğin merkezindeki yapısal bir mesele olarak ele almaya başladı.
"Bakım emeği ekonomilerin temel itici güçlerinden biridir, ancak aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin de ana kaynaklarından biridir" diyen Sanz Luque, bölge hükümetlerinin bakım politikalarına yaklaşımında belirgin bir dönüşüm yaşandığını söyledi.
Sanz Luque'ye göre bu dönüşümde kritik bir eşik, hükümetlerin ulusal zaman kullanımı anketleri yapmaya başlaması oldu. Kadınların ve erkeklerin günlük bakım emeğine ne kadar zaman ayırdığını ölçen bu çalışmalar, uzun süre görünmez kalan eşitsizlikleri görünür hale getirdi.
"Avrupa ve Orta Asya'daki veriler kadınların erkeklerden 3,4 kat daha fazla bakım emeği üstlendiğini gösteriyor," diyen Sanz Luque, bunun artık yalnızca teorik bir toplumsal cinsiyet tartışması değil, ekonomik sistemlerin işleyişini doğrudan etkileyen somut bir mesele olduğunu vurguladı.
Sanz Luque ayrıca bakım emeğinin yalnızca ücretsiz ev içi işler olmadığını hatırlattı. Dünya genelinde bakım çalışanlarının yüzde 80'inden fazlasının kadın olduğunu belirten Sanz Luque, bu kadınların büyük bölümünün sosyal güvence ve çalışma saatleri korumasından yoksun olduğunu söyledi.
"Bakım sektörü büyük ölçüde kadın emeğiyle ayakta duruyor, ancak bu emek çoğu zaman düşük ücretli, güvencesiz ve görünmez bırakılıyor," dedi.
Demografik değişimler bakım sistemleri üzerindeki baskıyı artırıyor
Luque'ye göre bugün bakım sistemleri üzerindeki en büyük baskılardan biri demografik dönüşüm. Doğurganlık oranlarının düşmesi ve nüfusun hızla yaşlanmasının özellikle Batı Balkanlar ve Türkiye'de belirgin olduğuna dikkat çeken Sanz Luque, bu eğilimin bakım hizmetlerine olan talebi dramatik biçimde artırdığını söyledi.
"Yaşlanan nüfus, uzun süreli bakım ihtiyacını artırır. Bu da devletlerin bakım altyapılarını güçlendirmesini zorunlu kılar," dedi.
Ancak Sanz Luque, bakım sistemleri üzerindeki baskının yalnızca demografiyle sınırlı olmadığını; göç hareketlerinin de Avrupa'daki bakım ekonomisini yeniden şekillendirdiğini ekledi.
BM Kadın Birimi verilerine göre Avrupa'daki bakım emeğinin önemli bir kısmı göçmen kadınlar tarafından yürütülüyor. Ancak bu işler çoğunlukla düşük ücretli, kayıt dışı ya da sosyal korumadan yoksun koşullarda gerçekleşiyor.
"Göçmen kadınlar bakım ekonomisinin belkemiğini oluşturuyor, ancak hakları yeterince korunmuyor," diyen Sanz Luque, bakım politikalarının aynı zamanda işçi hakları politikası olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
Bakım hâlâ kadınların doğal görevi olarak görülüyor
Sanz Luque, kökleşmiş toplumsal normlar ve cinsiyet kalıplarını bakım sistemleri üzerindeki bir diğer temel baskı unsuru olarak tanımladı.
"Birçok toplumda bakım rolü hâlâ kadınların doğal görevi olarak görülüyor" diyen Luque, bunun kadınlar için ciddi bir "zaman yoksulluğu" yarattığını söyledi.
Ücretsiz bakım emeği nedeniyle kadınların eğitim, profesyonel yaşam ve kişisel gelişim için çok daha az zamana sahip olduğunu belirten Luque, bakım sorumluluklarının yeniden dağıtılmasının kritik önem taşıdığını ifade etti.
Bu noktada erkeklerin bakım süreçlerine daha fazla katılımının olumlu bir değişim olduğunu, bazı ülkelerde babaların çocuk bakımında daha görünür hale geldiğini söyledi.
"Bakım yalnızca tanınmamalı; yeniden paylaşılmalıdır," dedi.
Luque'ye göre bu yeniden dağılım yalnızca kadınlar ve erkekler arasında değil; hane içi bireyler, toplum, özel sektör ve devlet arasında da gerçekleşmelidir.
Bakım ekonomisine yatırım üçlü kazanç yaratır
Bakım politikalarının yalnızca sosyal ya da aile politikası olarak görülemeyeceğini söyleyen Sanz Luque, bu alanın bütüncül ve "tüm hükümeti kapsayan" bir yaklaşım gerektirdiğini savundu.
Çalışma, ekonomi, finans, sosyal hizmetler ve toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarının birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Sanz Luque, bakım sistemlerinin insan hakları ve eşitlik temelinde kurulması gerektiğini söyledi.
"Bakım sistemleri yalnızca hizmetleri artırmak için değil, eşitliği güçlendirmek için kurulmalıdır," dedi.
Luque, Latin Amerika'da ulusal entegre bakım sistemini kuran ilk ülke olan Uruguay'ı örnek göstererek bakım ekonomisine yatırımın nasıl "üçlü kazanç" yarattığını anlattı. Bu çerçeveye göre bakım yatırımları:
- Kadınların üzerindeki zaman baskısını azaltarak iş gücüne katılımı artırır,
- Toplumun daha nitelikli ve eşitlikçi bakım hizmetlerine erişimini sağlar,
- Makroekonomi için yüksek yatırım getirisi (ROI) üretir.
"Bakım ekonomisine yatırım yalnızca kadınlar için değil, tüm toplum için bir dönüşüm yaratır," dedi.
Toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı bir geri tepme görüyoruz
BM Kadın Birimine göre 2024 yılında dünya genelinde hükümetlerin yaklaşık dörtte biri kadın haklarına karşı bir geri tepme yaşandığını bildirdi. Sanz Luque, son yıllarda Avrupa ve Orta Asya'da da benzer bir "geri tepme" dalgasının gözlemlendiğini söyledi.
Toplumsal cinsiyet eşitliğine dair yanlış bilgilerin yayıldığını belirten Sanz Luque, bu eğilimin kamuoyunun dikkatini yapısal sorunlardan uzaklaştırdığını ifade etti.
"Eşitlik yalnızca kamusal alanda değil, evin içinde de sağlanmalıdır. Eğer eşit bir toplum istiyorsak, bu evde başlamalıdır" dedi.
Sanz Luque'ye göre bu direniş, kadınların kamusal alandaki konumunu olduğu kadar aile içindeki eşitlik algısını da etkiliyor.
Bu nedenle sivil toplum kuruluşlarının ve akademinin rolünün kritik olduğunu vurgulayan Luque, veri üretimi, bilimsel araştırma ve doğru bilginin bu geri tepme dalgasına karşı en önemli araçlar olduğunu söyledi.
"Bakım ekonomisini dönüştürmek, kadınlar ve erkekler dahil olmak üzere tüm toplum için mevcut en hızlı ve en dönüştürücü yatırımlardan biridir" diyerek sözlerini tamamladı.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.