Üveit Geç Muayene Edilirse Görme Kaybına Yol Açabilir
- Üveit, göz içi iltihabı olup geç tedavide kalıcı görme kaybına yol açabilir.
- Hastalık ataklar halinde seyreder ve uzun süreli takip gerektirir.
- Altta yatan romatizmal hastalıklar, Behçet, bağırsak hastalıkları gibi nedenler araştırılmalıdır.
- ABD'de 100 milyon veri üzerinde yapılan bir araştırma son 10 yılda üveit sıklığının arttığını göstermiştir (Güney Kore'den de benzer veriler).
- Biyolojik ilaçlar tedavide başarı sağlamakta, ancak düzenli kullanım ve takip önemlidir.
Prof. Dr. Merih Oray, üveit hastalığı hakkında önemli bilgiler verdi. Göz içi iltihabı olarak bilinen üveit, özellikle çocuklarda kalıcı görme kaybına yol açabiliyor. Prof. Dr. Oray, “Üveit her yaşta görülebilir ve zaman zaman ataklar şeklinde tekrarlayabilir” dedi.
Her atağın aynı belirtiyi vermeyebileceğini belirten Prof. Dr. Oray, “Üveit; gözde kızarıklık, ağrı, ışık hassasiyeti, bulanık görme ve göz önünde uçuşan siyah noktalar gibi şikâyetlerle kendini gösterebiliyor. Ancak özellikle gözün arka bölümünü etkileyen türlerinde belirgin kızarıklık veya ağrı görülmeden görme azalması ortaya çıkabiliyor” diye konuştu.
Hastalığın uzun süreli takip gerektirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Oray, “Üveit için bir kere tedavi olup, iyileştim denilmemeli, doktor takibi gerektiren bir hastalık olduğu unutulmamalıdır” uyarısında bulundu.
Üveitin bazı hastalarda yalnızca gözle sınırlı kalabileceğini, ancak Behçet hastalığı, ankilozan spondilit, romatizmal hastalıklar, iltihabi bağırsak hastalıkları ve bazı enfeksiyonlarla ilişkili olarak da gelişebileceğini söyleyen Prof. Dr. Oray, “Hastanın eklem ağrısı, ağız yarası, cilt bulguları, geçirdiği enfeksiyonlar ve kullandığı ilaçlar, hastalığın nedeninin araştırılmasında yol gösterici olabiliyor. Altta yatan hastalığın belirlenmesi hem uygulanacak yaklaşımın seçilmesi hem de yeni atakların önlenmesine yönelik planlama açısından önem taşıyor. Gerektiğinde farklı uzmanlık alanlarının birlikte değerlendirme yapması gerekebiliyor” dedi.
Kontrol altına alınamayan üveitin; katarakt, göz tansiyonu, retina tabakasında sıvı birikimi ve kalıcı görme kaybı gibi komplikasyonlara yol açabildiğini belirten Prof. Dr. Oray, “Takip sıklığı ise üveitin türüne, önceki ataklara, uygulanan tedaviye ve gözde oluşan bulgulara göre değişebiliyor. Geç muayene kalıcı görme kayıplarına yol açabilir. Daha önce üveit tanısı alan kişilerin yeni başlayan görme azalması, ışık hassasiyeti, ağrı veya uçuşma şikâyetlerinde kontrollerini ertelememesi gerekir” ifadelerini kullandı.
Optik koherens tomografi ve göz anjiyografisi gibi yöntemlerin, hastalığın gözün hangi bölümünü etkilediğinin ve aktivitesinin belirlenmesinde yardımcı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Oray, dünya genelinde yapılan son araştırmaların üveit vakalarında artış olduğunu gösterdiğini belirtti. “ABD'de 100 milyondan fazla verinin incelendiği kapsamlı bir araştırma, son 10 yılda üveit görülme sıklığının arttığını ortaya koydu. Benzer sonuçlar Güney Kore'den gelen 11 yıllık izlem raporlarında da görüldü” dedi.
Bu artışın bir salgın değil, tıptaki başarıdan kaynaklandığını belirten Prof. Dr. Oray, “Geçmişte nedenini bulamadığımız, 'göz iltihabı' deyip geçtiğimiz pek çok vakaya artık isim koyabiliyoruz. Özellikle moleküler testler ve gelişmiş görüntüleme cihazları sayesinde, eskiden gözden kaçan detayları saptıyoruz. Yani üveit aslında hep oradaydı, biz artık onu daha iyi görüyoruz” şeklinde konuştu.
Tedavide biyolojik ilaçların devrim yarattığını söyleyen Prof. Dr. Oray, “Bağışıklık sistemini düzenleyen biyolojik ilaçlar sayesinde vücudun kendi göz dokusuna saldırması engelleniyor. Ancak tedavinin başarısı hastanın disiplinine bağlı. 'İyileştim' diyerek tedaviyi yarım bırakmak hastalığın daha şiddetli bir atakla geri dönmesine neden olabiliyor” uyarısında bulundu.
Prof. Dr. Oray, üveit riskini yönetmek için şu önerilerde bulundu:
- Göz kızarıklığında uzman bir göz hekimine başvurulmalı, rastgele damla kullanılmamalı.
- Romatizma, sedef veya iltihaplı bağırsak hastalığı varsa detaylı göz muayenesi yaptırılmalı.
- Gıda hijyenine dikkat edilmeli, iyi pişmemiş et ve kirli meyvelerden kaçınılmalı (toksoplazma riski).
- Göz çevresinde zona geçirildiyse, bu virüs gözde enfeksiyona yol açarak üveiti tetikleyebilir.
- Aşırı stres, uykusuzluk ve kötü beslenme bağışıklık sistemini yorarak üveiti aktive edebilir.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.