Yaşam

Gülistan Doku Soruşturmasında 108 Kamu Görevlisi Hakkında Suç Duyurusu

29 Haziran 2026 - 20:03 Yazar: Editör Masası
2 dk okuma 10
Gülistan Doku Soruşturmasında 108 Kamu Görevlisi Hakkında Suç Duyurusu
Gülistan Doku soruşturmasında ailenin avukatı Ali Çimen, 108 kamu görevlisi hakkında suç duyurusunda bulundu. Dilekçede, olayın kasıtlı ve örgütlü bir delil karartma faaliyeti olduğu iddia edildi.

Tunceli'de 6 yıl önce kaybolan ve cinayete kurban gittiği düşünülen üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Ailenin avukatı Ali Çimen, Gülistan'ın kaybolduğu tarihte kentte görev yapan 108 kişinin isimlerini tespit ederek Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Avukat Çimen, savcılığa verdiği dilekçede, "Dosya bütün olarak incelendiğinde örtbas, dağınık ve birbirinden kopuk işlemlerle değil, birbirini tamamlayan bir zincir halinde gerçekleştirilmiştir" ifadelerine yer verdi. Dilekçede, olayın ihmal değil, kasıtlı ve örgütlü bir delil karartma faaliyeti olduğu vurgulandı.

Başvuru dilekçesinde, 108 kişinin "suç delillerini gizleme, değiştirme, suçluyu kayırma ve görevi kötüye kullanma" suçları yönünden şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, delil karartma ve uyum tehlikesinin devam etmesi ve birçoğunun aktif görevde bulunması nedeniyle gözaltına alınmalarının değerlendirilmesi talep edildi.

Dilekçede ayrıca, soruşturmanın baştan itibaren intihar algısı oluşturulmaya çalışıldığı belirtildi. Ulusal Kriminal Büro raporunda, intihar ihtimalini destekleyecek herhangi bir hareketlilik bulunmadığı kaydedilirken, kolluk tarafından üretilen tutanakların ısrarla intihar tezini destekler nitelikte olduğu ifade edildi.

Başlıca örtbas emareleri şu şekilde sıralandı:

  • Gülistan'ın telefon sinyalinin son alındığı Sarı Saltuk Viyadüğü'nü gören Munzur Üniversitesi kamerasının bozuk olduğunun belirtilerek görüntülerin incelenememesi,
  • Kaybolmadan önceki gece Zeinal Abakarov'un evine girerken KGYS'ye yansıyan Gülistan'ın, ertesi gün kamera açısının değiştirilmesiyle görüntülenememesi,
  • Baymak adlı iş yerine ait kameranın dosyaya konulmaması,
  • Kaybolmadan iki gün sonra, hiçbir arıza ve bakım ihbarı olmaksızın kamera değişimi yapılması,
  • Gülistan'a ait SIM kartın, resmi soruşturma makamları yerine bir koruma sabık polisi tarafından teslim alınarak verilerinin silinmesi,
  • Şüpheli aracın soruşturmanın başladığı gün şehir dışına çıkarılması,
  • Şüphelilerin Antalya'da bir otelde aylarca konaklaması,
  • Tunceli Devlet Hastanesi'ndeki kayıtların silinmesi,
  • Şüpheli Zeynal'ın cep telefonunun iki kez bilirkişiye verilmesine rağmen delillerin toplanmaması,
  • Suya düşen nesne izlenimi yaratılan tutanakla savcının yanıltılması,
  • Maktulün sosyal medya hesaplarına yasa dışı müdahale yapılması.

Avukat Çimen, tüm bu işlemlerin tesadüf olamayacağını ve aynı görevli grubunun sistematik olarak delilleri kararttığını belirterek, "Bu, münferit ihmal değil, kasıtlı ve örgütlü bir delil karartma faaliyetinin göstergesidir" dedi.

Okuyucu Değerlendirmesi

Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.

Haber Size Ne Hissettirdi?

İçerik Analizi

Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.

%0
%0
%0
%0
%0
%0

Bu haberle ilgili bir sorun mu fark ettiniz? Bildiriminiz yasal ve editoryal ekiplerimizce incelenecektir.

0 / 2000

Bildiriminiz gönderiliyor, lütfen bekleyin...