Diyarbakır'da Dere Yatağında Bulunan Rojda Yakışıklı Cinayetinde Kan Donduran İtiraf: 3 Sanığa Ağırlaştırılmış Müebbet Talebi
-
27 Aralık 2025'te Rojda Yakışıklı kayboldu ve cesedi dere yatağında bulundu.
-
Dini nikahla birlikte yaşadığı Okay Gür cinayeti itiraf etti.
-
Barış Dorğun ve Ömer Dorğun da tutuklandı.
-
Savcılık, üç sanığın 'iştirak halinde kadına karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti.
-
Davanın ilk duruşması 11 Eylül'de Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.
Bu görsel yapay zeka teknolojileri kullanılarak oluşturulmuştur. Görsel haber içeriğini temsil etmek amacıyla hazırlanmıştır.
Olay, 27 Aralık 2025'te Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı Beybulak Mahallesi Sarıkaş mezrasında meydana geldi. Yakınlarının başvurusu üzerine kayıp olarak aranan Rojda Yakışıklı'nın öldürüldüğü ve cesedinin dere yatağına gömüldüğü ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında dini nikahla birlikte yaşadığı Okay Gür ile Barış Dorğun ve Ömer Dorğun gözaltına alınarak tutuklandı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Diyarbakır 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. İddianamede, tutuklu 3 sanık hakkında "İştirak halinde kadına karşı kasten öldürme" suçundan dava açıldı.
Önce İnkar Etti, Fotoğrafı Görünce İtiraf Etti
İddianamede, Rojda Yakışıklı'nın 27 Aralık 2025 günü öğle saatlerinden itibaren kayıp olduğunun ağabeyi tarafından kolluğa bildirildiği belirtildi. Kolluk ekiplerinin Yakışıklı'nın yaşadığı eve giderek bilgi sahibi sıfatıyla aile bireylerinin ifadelerine başvurduğu, alınan ilk beyanlarda Rojda'nın, Okay Gür tarafından götürüldüğünün anlatıldığı kaydedildi. İddianamede yer alan yakalama tutanağına göre de Okay Gür, gözaltına alındığında ilk olarak suçlamaları kabul etmedi. Kendisine eşini neden öldürdüğü sorulduğunda, "Eşimi ben öldürmedim, eşim kayıptı; buldunuz mu?" dediği, daha sonra cesedin bulunduğu bölgeye ait fotoğrafın gösterilmesi üzerine cinayeti itiraf ettiği belirtildi.
Gözüm Döndü, İple Boğdum
Savcılık ifadesinde Okay Gür'ün, cezaevinden çıktıktan sonra Rojda Yakışıklı ile aralarında sorunlar yaşandığını anlattığı aktarıldı. İddianameye göre Gür, olay günü yaşanan tartışmayı anlatarak, "Rojda bana 'Gitmezsen karakolu ararım, denetimini yakarım, tekrar cezaevine girersin' dedi. Ben de varsa sıkıntısını söylemesini istedim. Misafirler gittikten sonra dışarıda konuştuk. Daha sonra gözüm döndü ve orada bulunan ipi alarak boğdum" dedi. Okay Gür'ün ifadesinde, cesedi daha sonra bir aracın bagajına koyduğunu, garajdaki küreği de yanına alarak dere yatağına götürdüğünü, cesedi gömdüğünü ve olayın ardından kullandığı kıyafetleri yaktığını anlattığı belirtildi. Gür'ün ayrıca küreği hatırlamadığı bir bahçeye attığını öne sürdüğü kaydedildi.
Kimseye Anlatmamam İçin 1 Milyon TL Vereceğini Söyledi
İddianamede Barış Dorğun'un soruşturma sürecinde verdiği ifadeler arasındaki çelişkilere de yer verildi. İlk ifadesinde olayla ilgili bilgisinin bulunmadığını söyleyen Dorğun'un daha sonra Okay Gür'ün kendisinden araç istediğini ve aracı verdiğini anlattığı belirtildi. Dorğun'un ifadesinde, "Okay aracı bırakmaya geldiğinde üzeri çamur içindeydi. Rojda'nın nerede olduğunu sordum. Bana öldürüp gömdüğünü söyledi. Kimseye anlatmamam için 1 milyon TL vereceğini söyledi" dediği aktarıldı. İddianamede yer alan ifadesinde Ömer Dorğun ise arazi satışı için Okay Gür'ün çağrısı üzerine evine gittiğini, olayla ilgisinin bulunmadığını savundu. Oğlu Barış Dorğun'a ait aracın Okay Gür tarafından kullanıldığını doğrulayan Ömer Dorğun, daha sonra cenazeye gittiklerini ve olaydan haberdar olmadığını ileri sürdü.
Sanıklar Birlikte Hareket Etti
Savcılık değerlendirme bölümünde, sanıkların birbirleriyle çelişen ifadeler verdiğini, Barış Dorğun'un cesedin yerini tam olarak göstermesinin dikkat çekici olduğunu belirtti. İddianamede, "Rojda'nın gömülü olduğu yerin yerleşim yerinden uzak boş arazi olduğu, Barış'ın bölge olarak söyleyebileceği maktulün yerinin tam olarak tespitinin sadece söylemler üzerine sağlanamayacağı, şüpheli Barış'ın Rojda'nın yerini tam olarak kolluk kuvvetlerine göstermiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu" değerlendirmesine yer verildi.
İlk Duruşma 11 Eylül'de
Tüm deliller, tanık beyanları, HTS kayıtları, olay yeri inceleme tutanakları ve sanık savunmaları birlikte değerlendirildiğinde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek Rojda Yakışıklı'yı öldürdükleri ve cesedi gizledikleri yönünde yeterli şüphe bulunduğu belirtilen iddianamede, sanıkların "İştirak halinde kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış hapisle cezalandırılması talep edildi. İddianame kapsamında davanın ilk duruşması 11 Eylül'de görülecek.
Okuyucu Değerlendirmesi
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.
Haber Size Ne Hissettirdi?
İçerik Analizi
Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.