Kültür-Sanat

Supergirl: Kaotik, Eğlenceli Ama Eksik Bir Başlangıç

26 Haziran 2026 - 16:46 Yazar: Editör Masası
3 dk okuma 19
Supergirl: Kaotik, Eğlenceli Ama Eksik Bir Başlangıç
James Gunn'ın yeniden başlattığı DC Evreni'nin ikinci filmi Supergirl, Çelik Adam'ın asi kuzeni Kara Zor-El'in sadık köpeği Krypto ile birlikte çıktığı galaksiler arası intikam macerasını anlatıyor.

Geçtiğimiz yıl James Gunn'ın yeniden başlattığı DC Evreni'nin ilk filmi "Superman" ile tanıştığımız Supergirl, filmin sonunda sürpriz bir sahnede ortaya çıkmıştı. Milly Alcock'un hayat verdiği Kara Zor-El, "Onu kolladığın için sağ ol!" diyerek Krypto ile birlikte uzaklaşmıştı. Bu sahne, Superman'in "İyilik punk rock'tır" repliğine gönderme yaparken yeni filmin tonunu da haber veriyordu.

Şimdi ise Kara, 23 yaşında ve yaşadığı kayıpların acısını alkolle bastırmaya çalışan sorunlu bir kahraman olarak karşımıza çıkıyor. Hikâye, ailesi acımasız insan kaçakçısı Krem (Matthias Schoenaerts) tarafından katledilen genç Ruthye'nin (Eve Ridley) intikam arayışı etrafında şekilleniyor.

Kara bu maceraya gönülsüzce dahil oluyor çünkü Krem, sadık köpeği Krypto'yu zehirlemiş ve panzehiri elinde tutarak Supergirl'ün uzay gemisini çalmıştır. Böylece Kara'nın önünde yalnızca 72 saat vardır. Bu sürede Krypto'yu kurtarmak için adeta bir "John Wick" tarzı intikam yolculuğuna çıkıyor.

Yönetmen Craig Gillespie, James Gunn'ın oturttuğu formüle sadık kalarak "Guardians of the Galaxy" ile "Mad Max: Fury Road"'un kusurlu bir karmasını sunuyor. Film, dağınık ama eğlenceli bir macera vaat ediyor ancak iki filmin de zirvesine ulaşamıyor. DCU'nun alışılmış renkli dünyasından uzak, daha düşük riskli bir hikaye izlemek ferahlatıcı olsa da, film gerçekten dağınık.

Acayiplikler ve geniş kitlelere oynayan komedi, terk edilme ve travmalarla tanımlanma temalarıyla pek örtüşmüyor. Baştan sona hızlandırılmış tempo, duygusal anların yerleşmesine izin vermiyor. Ana Nogueria'nın senaryosu, Kara'nın içkiyle boğmaya çalıştığı acının köklerine inmekle gezegenler arası aksiyon arasında dengeyi bir türlü kuramıyor.

Bu, büyük bir kayıp çünkü film, "Supergirl: Woman of Tomorrow" adlı çizgi roman serisinden esinlenmişti. Oysa kaynak hikaye, intikamın bedelini, kahramanlığı ve "yuva" kavramını incelikle işliyordu. Filmde ise sıradan bir kötü, Jason Momoa'nın canlandırdığı Lobo'nun başta enerji katan ama giderek yorucu hale gelen konukluğu ve tanıdık bir final var.

Milly Alcock'un performansı filmin en büyük artılarından. Genç oyuncu, rolüne hayat verse de senaryo yeteneğini tam anlamıyla değerlendiremiyor. İlk solo Supergirl filmi için çok daha güçlü bir hikayeyi hak ettiği hissi ağır basıyor.

Krypto ise yaramazlığıyla baş belası olsa da filmin en akılda kalan ve sevilen unsurlarından biri olmayı başarıyor. Müzik listesi ise Wet Leg, Wolf Alice, Halsey gibi isimleri içerse de Kara'nın Blondie tişörtüne rağmen şarkılarının bulunmaması şaşırtıcı.

Sonuç olarak, "Supergirl", geçen yılki "Superman"in ardından beklentilerin gerisinde kalan, punk ruhunu yansıtmaya çalışan ancak yeterli duygusal derinliği yakalayamayan bir film. Serinin ikinci halkası olarak karakterin potansiyeline rağmen zayıf kalıyor.

Okuyucu Değerlendirmesi

Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ve analizlerinizi paylaşın. Görüşleriniz diğer okurlara rehberlik eder.

Haber Size Ne Hissettirdi?

İçerik Analizi

Haberin kalitesini ve tarafsızlığını değerlendirin.

%0
%0
%0
%0
%0
%0

Bu haberle ilgili bir sorun mu fark ettiniz? Bildiriminiz yasal ve editoryal ekiplerimizce incelenecektir.

0 / 2000

Bildiriminiz gönderiliyor, lütfen bekleyin...